Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2018/4204 E. 2018/6699 K. 07.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4204
KARAR NO : 2018/6699
KARAR TARİHİ : 07.11.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … AŞ vekili Avukat … arafından, davalılar … … ve … Turizm İnşaat Sanayi Tic. AŞ ve diğerleri aleyhine 20/03/2015 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen 08/09/2015 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalı işveren ve alt işveren konumunda olan şirketler tarafından enerji nakil hattına reklam tabela takma görevi verilen davalılardan …’ın işçisi dava dışı …’nün ölmesi sonucu müteveffanın mirasçıları tarafından davacı şirket ve davalılar aleyhine … 1. … Mahkemesinin 2010/97 esas sayılı dava dosyasında maddi ve manevi tazminat davası açıldığını, yapılan yargılama sırasında davacı ve davalı tarafın kusurlu bulunduğunu, mahkemece hükmedilen tazminatın davacı şirket tarafından … 33. İcra Müdürlüğünün 2014/150 esas sayılı takip dosyasına ödendiğini belirterek, ödenen tazminatın kusurları oranında davalılardan rücuen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ise, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, davaya bakma görevinin iş mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki yargılamanın son oturumunda hüküm olarak; ”Davaya bakmak görevi … İş Mahkemesi’ ne ait olmakla, dava şartı noksanlığı nedeniyle Davanın Usulden Reddine,” karar verilmişken daha sonra yazılan gerekçeli kararda; ”…Bu açıklamalar sonucunda Asliye Ticaret Mahkemesi’ nin görevli olması nedeniyle değerlendirme yapılmak gerekmekle birlikte; kısa kararda sehven … İş Mahkemesi’ nin görevli olduğu yazıldığından ve gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerektiğinden hüküm aşağıdaki gibi oluşturulmuştur.” denilerek hüküm ile gerekçeli karar arasında çelişki meydana gelmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 298/2. maddesine göre gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.
Mahkeme kararındaki bu çelişkinin; bozma nedeni oluşturacağına ve bozmadan sonra mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi giderme koşuluyla vicdani kanaatine göre karar verebileceğine Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunca 10/04/1992 gün ve 7/4 sayıyla karar verilmiştir. O halde, mahkemece yapılacak iş; önceki kısa kararla bağlı olmaksızın; kısa karara uygun olarak gerekçesini yeniden düzenlemek veya gerekçeye uygun nitelikte yeni bir kısa karar oluşturmak ve bu şekilde kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkiyi gidermektir.
Mahkemece kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkinin giderilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 07/11/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.