YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/841
KARAR NO : 2018/3091
KARAR TARİHİ : 17.04.2018
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 01/12/2009 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 06/04/2017 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazına gelince;
Dava, haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, müvekkili ile arasında önceye dayalı husumet olan davalının olay günü müvekkilini kürek ile başına vurmak suretiyle kemik kırığına neden olacak şekilde yaraladığını, davalının bu eylemi sonucu ceza mahkemesinde yargılanarak, Pınarbaşı Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/84 esas, 2009/161 sayılı kararıyla mahkum olduğunu belirterek müvekkilinin uğradığı maddi ve manevi zararın giderilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının maddi zararı hesaplanmış, maddi ve manevi tazminatın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Maddi tazminatın kısmen kabul ve kısmen reddi halinde, reddolunan miktar yönünden kendisini vekille temsil ettiren taraf lehine ancak tek bir vekalet ücretine hükmedilebilir. Mahkemece, bu durum gözetilmeyerek, davacı taraf lehine maddi tazminatın kısmen kabul ve kısmen reddi yönünden mükerrer şekilde vekalet ücreti takdir edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı HUMK’nun 438. maddesi uyarınca karar düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenle hüküm fıkrasının 3. bendinden sonra gelen ve iki kez bu numara ile yazılan bentlerden ilk sıradaki (4) nolu “Davacı kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat yönünden AAÜT ye göre hesaplanan 2.627,15 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine ” bendinin çıkarılmasına, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının (1) numaralı bentte gösterilen nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 17/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.