Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2019/1041 E. 2019/3194 K. 30.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1041
KARAR NO : 2019/3194
KARAR TARİHİ : 30.05.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … ve Keçi Yetiştiriciliği Birliği …. vekili Avukat …. tarafından, davalı M…. aleyhine 11/10/2017 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; kesin olarak davanın reddine dair verilen 19/03/2018 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozma yoluyla talep edilmesi üzerine dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine dair kesin olarak karar verilmiş; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/03/2019 tarihli yazısı ile hükmün kanun yararına bozulması istenmiştir.
Davacı vekili, davalının adına kayıtlı bulunan koyun miktarları gözetildiğinde 2015 yılındaki başvurusu neticesinde 10.560,00 TL destekleme aldığı ve %10 bedelinde hizmet bedeli olarak davacıya 1.056,00 TL hizmet bedeli verilmesi gerekirken verilmediğini belirterek davalının hizmet bedeli borcunun kabulü ile Kırklareli İcra Dairesinin 2017/2431 esas sayılı dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacı tarafından üyelik kaydı dışında davalıya herhangi bir hizmet sunulmayıp üyelik kaydına ilişkin olarak da davalının üyelik aidatını ödediği gerekçesiyle sübut bulmayan davanın kesin olmak üzere reddine karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 12/03/2019 tarihli dilekçeyle; Islah Amaçlı Hayvan Yetiştirici Birliklerinin Kurulması ve Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğinin 10. maddesi 1. bendi ile 3. fıkrası hükümleri, 5996 sayılı Kanunun 10 /ç ve 10/d. maddelerinde de yıllık aidat ve hizmet bedellerine ilişkin düzenlemelerin mevcut olduğu, 23/12/2012 tarihli birlik Genel kurulunda üyelerin yıllık aidatları, hizmet bedelleri ve birliğe giriş aidatlarının belirlendiği, davalı ile birlik arasında imzalanan taaahhütname ve yetki belgesi başlıklı sözleşmede davalının hizmet bedeli borcunu ödemeyi kabul ettiği gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 363/1 gereğince yerel mahkeme kararının “Kanun Yararına Bozulmasını” istemiştir.
Dosya incelendiğinde; mahkemece, davacı taraf davalı hakkında hizmet bedeli adı altında icra takibinde bulunmuş ise de davacı tarafından üyelik kaydı dışında davalıya herhangi bir hizmet sunulmadığı, üyelik kaydına ilişkin olarak davalının üyelik aidatını
ödediği, üyelik kaydı için aidat ödenmesine rağmen birlik sistemindeki verilerin kullanılıp davalıya destekleme parası ödenmesinin davacının sunduğu hizmet olarak kabul edilemeyeceği hizmet olarak kabul edilse de bu hizmetin bedelinin aidat adı altında ödendiği kaldı ki bakanlık uygulaması gereği daha önce birlik hesabına yatırılan destekleme parasının artık şahıs hesaplarına yatırıldığı hususları dikkate alındığında sübut bulmayan davanın kesin olmak üzere reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca araştırılması istenen hususlar araştırılarak, mevzuata dair değerlendirmeler yapılmak suretiyle karar verildiği anlaşılmaktadır. Şu halde, mahkemece araştırılacak başkaca husus kalmadığından yerinde bulunmayan bütün kanun yararına bozma istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 363. maddesi uyarınca kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına karardan bir örneğin Adalet Bakanlığına gönderilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 30/05/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.