Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2019/1999 E. 2019/4917 K. 24.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1999
KARAR NO : 2019/4917
KARAR TARİHİ : 24.10.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 02/12/2014 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 04/05/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Gerekçeli karar başlığına dava tarihi olarak 02/12/2014 yazılması gerekirken 07/08/2015 yazılmış olmasının maddi hatadan kaynaklandığı ve mahallinde düzeltilebileceği anlaşılmakla, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, borçlular …, … ve ..aleyhine davacı kurumdan yersiz olarak alınan aylıkların tahsili talebiyle …İcra Müdürlüğünün 2004/2465 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve dosyanın kurumca yenilenerek 2010/6843 esas numarasını aldığını, yenileme emrinin borçlulardan …’a tebliği üzerine davalı tarafından borca itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davaya konu icra takibinin 18/06/2004 tarihinde başlatıldığı, takip dosyasında alacaklı vekilince son olarak 19/03/2006 tarihinde borçluların adresinin tespitinin talep edildiği ve bu tarihten sonra yenileme tarihi olan 30/11/2010 tarihine kadar herhangi bir işlem yapılmadığı, böylece zamanaşımı süresi dolduğu gibi, gerek banka yazısından gerekse davacı kurumdaki müteveffaya ait tahsis dosyasından takibe konu ödemenin kime yapıldığı hususunun da tespit edilemediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Zamanaşımı def’i, bir hakkın ileri sürülebilmesine engel olgulardandır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 142. maddesi uyarınca zamanaşımı def’inin tahkikata başlanmadan evvel çözümlenmesi, varlığının kabulü halinde de işin esası hakkında karar verilmemesi gerekir. Anılan yasal düzenlemelere göre bir davanın hem zamanaşımından hem de esas yönünden reddi usul kurallarına aykırıdır. Tahkikat aşamasına geçilmeden önce zamanaşımı def’i hakkında bir karar verilmesi, reddi halinde işin esasının incelenmesi gerekir.
Buna göre, davanın hem usulden hem de esastan reddine dair çelişkili gerekçeyle karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına 24/10/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.