Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2019/3160 E. 2021/5975 K. 04.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3160
KARAR NO : 2021/5975
KARAR TARİHİ : 04.10.2021

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Düzce 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm hakkında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; esas yönünden istinaf isteminin kabulü ile davanın reddine ilişkin kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili; Düzce Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’nün 2009/6 sayılı satış dosyası ile Düzce ili Merkez ilçesi … Mahallesi Şehit … Sokakta bulunan 147 ada 21 parsel sayılı taşınmazda müvekkili … adına kayıtlı bulunan 133/600 hisse payının satışa çıkartılarak 1. satış günü olan 17/09/2009 tarihinde yapılan ihale ile satışının yapıldığını, davacının açmış olduğu ihalenin feshi davasında tebligatın usulsüz olduğunun tespit edildiğini, ihalenin feshine karar verildiğini ve hükmün kesinleştiğini, davacının adına kayıtlı taşınmaz hissesini kanuna aykırı uygulamalar sonucu kaybettiğini belirterek, uğranılan zararın davalıdan tazmini isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili; davacının kuruma olan prim borcundan dolayı hakkında takip başlatıldığını ve kesinleşen takip üzerine haczedilen taşınmaz hissesinin satışına karar verildiğini, davacı adına kayıtlı taşınmazın satışına yönelik işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, ihalenin usulünce yapılmaması nedeniyle feshine karar verildiği gerekçesiyle taşınmazın satış tarihindeki rayiç bedeli kadar davacının zararı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karara karşı taraf vekillerince istinafa başvurulması üzerine, bölge adliye mahkemesince davacının, davalı kuruma olan prim borcu nedeniyle icra takibi yapıldığı, takibin kesinleştiği, borcun ödenmemesi nedeniyle davalıya ait taşınmaz hissesinin hazcedildiği ve ihale ile 3. kişiye satışının yapıldığı, davacı tarafın, takibin haksız olduğunu veya icraya konu borcu kabul etmediğini de iddia etmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, esas hakkında yeniden hüküm kurularak, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı
kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre, özellikle davacının davalı kuruma takip dosyasındaki miktar kadar borcu olmasına, bu konuda bir itirazı olmamasına, ihalenin feshine karar verilmiş olsa da, taşınmazın satış bedelinin davalının borcuna mahsuben icra dosyasına yatırılmış olmasına ve davacı tarafın ihalenin usulsüz yapılmış olması nedeniyle nasıl bir zarara uğradığını ispat edememiş olmasına göre, davacı vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK’nun 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK 302/5 ve 373. maddeleri uyarınca dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 14,90 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 04/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.