YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/900
KARAR NO : 2019/2898
KARAR TARİHİ : 16.05.2019
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Davacı MV Wılson Cork (eski İsmi Dutch Express) Gemisi Maliki Wilson Shıpowning AŞ vekili Avukat … tarafından, davalı … Sigorta AŞ aleyhine 03/12/2010 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, manevi tazminat davasının reddine dair verilen 04/05/2017 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız haciz sonucu geminin seyrüseferden men edilmesi nedeniyle uğranılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili; davalının haksız rehin haczi ile geminin seyrüseferden men edildiğini, geminin atıl kaldığı (off hire) seyrüseferden men kararı kaldırılana kadar 9,63 gün gemiyi kullanamadığını ve zarara uğradığını ve ticari itibarının zedelendiğini belirterek, maddi ve manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamından; görevsiz mahkemece alınan 12/09/2012 havale tarihli bilirkişi kurulu raporunda, davacının tazminat isteminin kabulünün mümkün olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Bu rapora itiraz edilmesi üzerine görevli mahkemece aynı bilirkişi heyetinden 15/10/2015 tarihli ek rapor alınmıştır. Bilirkişi kurulu bu raporda ise davacının tazminat talebinin haklı olduğunu belirterek zarar kapsamını belirlemiş ve mahkemece ek rapor esas alınarak hüküm tesisi yoluna gidilmiştir. Bu haliyle her iki bilirkişi kurulu raporu da aynı kişilerce düzenlenmiş olmasına rağmen raporlar arasındaki tespitlerde farklılık bulunmaktadır.
Şu durumda, bilirkişi kurulu raporlarında esaslı farklılıklar bulunmasına göre, mahkemece bu hususların da tartışılıp değerlendirilmek üzere, uzman bilirkişi heyetinden yeni bir rapor alınmak suretiyle raporlar arasındaki mübayenet giderilmeden zararın tamamından davalının sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 16/05/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.