YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/223
KARAR NO : 2020/2122
KARAR TARİHİ : 22.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 18/01/2012 gününde verilen dilekçe ile haksız el koyma nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 04/11/2019 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, haksız el koyma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davacıya ait araca mazot kaçakçılığı suçunda kullanıldığı iddiasıyla el konulduğunu, ceza yargılaması sonucunda davacının beraatine ve aracın sahibine iadesine karar verildiğini, ancak olumsuz muhafaza koşulları nedeniyle araçta hasar oluştuğunu belirterek, araçta oluşan hasardan kaynaklı tazminatın ve muhafaza altında kaldığı sürece aracın kullanılamamasından kaynaklanan mahrum kalınan kazancın davalı idareden tazmini isteminde bulunmuştur.
Davalı idare vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının kendi eylemi ile zarara sebebiyet verdiğini, idareye husumet yöneltilemeyeceğini belirterek, davanın husumet, zamanaşımı ve esastan da reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen ilk karar, Dairemizin 15/04/2013 gün, 2013/4808 esas ve 2013/6972 karar sayılı ilamıyla; uyuşmazlığın esası incelenmek üzere bozulmuştur. Yerel mahkeme, Dairemizin bozma ilamına uyarak dava ve ıslah dilekçeleri ile talep edilen maddi tazminat isteminin kabulüne karar vermiştir. Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiş ve Dairemiz, 04/02/1948 tarih ve 1944/10-1948/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile ıslahın tahkikatın bitimine kadar yapılması gerektiği öngörüldüğünden bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle hükmü bozmuştur. Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak bozmadan sonra ıslah olamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmedilecek tazminat, hiçbir şekilde zarar miktarından fazla olamaz. Zarar miktarı tazminatın azami sınırını teşkil eder (Turgut Uyar, Açıklamalı-İçtihatlı Borçlar Kanunu Genel Hükümler, Birinci Cilt, 1990 bası, s.549). Bir başka ifadeyle, tazminat miktarı hiçbir zaman gerçek zararı aşmamalıdır. Tazminat miktarının belirlenmesinde, zarar görenin gerçek
zararının esas alınması zorunlu olup; burada ilke, zarar doğurucu eylem, zarar görenin malvarlığında gerçekten ne miktarda bir azalmaya neden olmuş ise, zarar verenin tazminat borcu da, o miktarda olmalıdır.
Somut davada, hükme esas alınan bilirkişi raporunda el konulan araç yılın her günü çalışabilecekmiş gibi tazminat hesabı yapılmıştır. Dava konusu aracın model yılı ve el koyma tarihi dikkate alınarak aracın yaşına göre kaç yıl daha nakliye işini yapabileceği ve yılın her günü çalışamayacağı da gözetilerek, zarar kapsamının belilenmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının ilk bentte açıklanan nedenlerle reddine 22/06/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.