YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2365
KARAR NO : 2021/10880
KARAR TARİHİ : 22.12.2021
MAHKEMESİ : …Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 02/11/2021 Salı günü davacı vekili Av. … geldi, davalı adına gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, davalının, davacı şirketin …’da bulunan jeotermal sahasında 20/09/2011 tarihli beş yıl süreli iş sözleşmesi ile çalışmaya başladığını, ancak sözleşme süresi sona ermeden iş sözleşmesini haksız olarak feshetmiş olduğunu, davalının bu fesih sonrasında …. İş Mahkemesinin 2016/260 esas sayılı dosyasıyla hak kazanmadığı alacaklara ilişkin sözde hak kazandığı iddiasıyla dava açtığını, davada talebi üzerine ihtiyati tedbir kararı verilerek müvekkilinin itibar kaybına neden olduğunu beyan ederek davalının manevi tazminata mahkum edilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili, hak arama özgürlüğünün engelleyemeyeceğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, davalının işçilik alacaklarına ilişkin açtığı davada alacaklarını garanti altına almak için şirket üzerine tedbir koydurmasının yasal hakkı olduğu, nitekim bu talebin değerlendirme mercinin de davanın görüldüğü mahkeme olduğu, yasal olan bir talebin istenmesinin haksız bir saldırı olarak yorumlanmasının mümkün olmadığı, nitekim mahkemece davalı lehine kıdem tazminat ve ücret alacağına da hükmedildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekilince istinafa başvurulması üzerine de bölge adliye mahkemesince; mahkeme tarafından hükmedilecek olası alacağın tahsili için ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz istenilmesinin anayasal bir hak olduğu, bu hakkın kullanılmasının manevi tazminat unsurlarını oluşturmadığı gerekçesiyle; davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK’nın 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK’nın 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK 302/5 ve 373. maddeleri uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine, duruşmada vekille temsil olunmayan davalıya yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına ve aşağıda dökümü yazılı 4,90 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 22/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.