YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3681
KARAR NO : 2022/71
KARAR TARİHİ : 10.01.2022
MAHKEMESİ : Suluova Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 23/11/2021 Salı günü davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan tarafların vekilleri dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; davalı tarafından müvekkili aleyhine Suluova İcra Müdürlüğünün 2002/91 ve 92 sayılı icra takip dosyaları ile icra takibi başlatıldığını ve davacıya ait … plaka sayılı aracın haczedildiğini, muhafaza altına alınarak yediemin deposuna teslim edildiğini, Suluova Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/263 esas ve 2006/400 karar sayılı kesinleşmiş ilamı ile bu icra takiplerinin haksız olduğunun sabit olduğunu, ancak yediemin ücreti ödenmediği için aracın davacıya iade edilmediğini, Suluova Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/191 esas ve 2016/354 karar sayılı ilamı ile anılan aracın bağlı kalmasından kaynaklı olarak 24/07/2006 ile 12/05/2010 tarihleri arası zararının tazmininin hüküm altına alındığını ve kararın onanarak kesinleştiğini, davacının maliki olduğu … plaka sayılı aracın halen kendisine teslim edilmediğini, davalının, icra işlemlerinde peşin ödemesi gerekli masraf ve ücretleri (otopark-yediemin ücreti) ödeme yükümlülüğünü yerine getirmeyerek davacının aracını teslim almasına mani olduğunu belirterek, davalının haksız haczi nedeniyle aracını kullanamamaktan kaynaklı zararının tazmini isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili; davacının daha önce Suluova Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açmış olduğu dava ile aynı konuda tazminat talep ettiğini ve kesinleşen karar gereği tazminatı da aldığını, ayrıca davada zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının lehine olan mahkeme kararını icra dosyasına ibraz ederek araç üzerindeki haciz ve yakalama şerhinin kaldırılmasını talep etmesi ve bu talep reddedilse dahi hakkını her zaman için icra hukuk mahkemelerinde araması mümkün iken sürekli yüksek miktarlar üzerinden haksız haciz iddiasıyla tazminat davası açmasının da kötü niyetli olduğunu belirterek, davanın zamanaşımı ve esastan reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince; davalının haksız fiilinin sabit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; davalı vekilince istinafa başvurulması üzere bölge adliye mahkemesince, davacının açtığı, borcun muaccel olmadığının tespiti davasının kabulle sonuçlandığı ve kararın Yargıtayca onanıp, karar düzeltme aşamasından da geçerek 14.02.2008 tarihinde kesinleştiği, karar düzeltme ilamının davacıya 13/05/2009 tarihinde tebliğ edildiği, borcun muaccel olmadığının tespiti davasının kesinleştiği tarih itibariyle icra takibi ve haczin haksızlığının saptandığı ve zamanaşımının bu tarihten itibaren başlatılması gerektiği, bir an için davacı tarafça kesinleşmenin öğrenildiği 13.05.2009 tarihinin zamanaşımının başlangıç tarihi kabul edilse bile eldeki davanın açıldığı 07.03.2019 tarihi itibariyle 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu ve davalı tarafça süresi içinde zamanaşımı savunmasında bulunulduğu dikkate alındığında, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekirken, kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurularak, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK’nun 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK 373. maddesi uyarınca dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine, 3.815,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 26,30 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 10/01/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.