Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2020/909 E. 2021/9539 K. 01.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/909
KARAR NO : 2021/9539
KARAR TARİHİ : 01.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasında verilen davanın reddine ilişkin verilen hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı vekili; müvekkilinin eşi müteveffa …’in, davalı bünyesinde çalışırken kanalizasyon için açmış olduğu kanalda toprak altında kalması sonucu hayatını kaybettiğini, müvekkilinin murisinin ölümünde davalı …’ın sorumlu olduğunu, davalı … hakkında tazminat davası açıldığını ancak davalının bu sırada adına kayıtlı taşınmazını aleyhine hükmedilecek tazminattan kaçabilmek için davalı …’ya devrettiğini belirterek, …’ya devredilen taşınmazın tapu kaydının iptali ile … adına tescil edilmesini, yargılama giderleri ile birlikte ücreti vekaletin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, davalılar arasındaki tapu devir işleminin muvazaalı olduğu iddiası ile açılmış tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
İİK’nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hüküm altına alınmıştır.
Mahkemece davalı …’nın müteahhitlik işi ile iştigal ettiği, taşınmaz alımı yapabilecek ve bedelini de ödeyebilecek durumda olduğu, mahkemece dinlenen tanık beyanlarında da yapılan alım satım ilişkisinin gerçek olduğunun beyan edildiği, ayrıca davalı … tarafından davalı satıcıya ödenen bedellerin banka aracılığıyla ödenmiş olduğu, gerçek bedelin de ödendiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmişse de varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir.
Somut olayda; dava konusu … İli, … İlçesi, 4103 ada, 347 parselde 2. Kat, 3 nolu bağımsız bölüm 12.07.2012 tarihinde kaydında yer alan ipoteklerle beraber davalı …’ya devredilmiştir.
Davalı borçlu …’ın ve davalı …’nın …’da oturduğu ve ikisinin de müteahhitlik işi ile iştigal ettiği, dava konusu gayrımenkulün satış tarihinden öncesinde davalı borçlu …’nin hesabından davalı …’un hesabına 12.04.2010,13.04.2010 tarihlerinde 10.000 TL; 5.04.2010 tarihinde 5.000,00 TL, 02.07.2012’de 20.000,00 TL gönderildiği, söz konusu ödemelerin “borca istinaden” açıklaması ile yapıldığı, 28.03.2014 tarihli adres araştırmasında dava konusu gayrımenkulün adresinin davalı borçlunun adresi olarak göründüğünün, elektrik ve su aboneliğinin de halen davalı borçlu adına olduğunun belirlenmiş olmasına göre, davalı …’un davalı borçlunun durumunu bilen ve bilmesi gereken kişi olup olmadığı tartışılmaksızın davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 01/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.