Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2020/989 E. 2022/10981 K. 28.09.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/989
KARAR NO : 2022/10981
KARAR TARİHİ : 28.09.2022

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi

İLK DERECE
MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki kurum zararının tazmini davasının mahkemece yapılan yargılaması sonunda; davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29/12/2017 gün ve 2013/491 Esas, 2017/635 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla; davalı … aleyhine açılan davanın reddine, davalı SGK aleyhine açılan davanın HMK’nın 150/5 maddesi gereğince açılmamış sayılmasına dair verilen kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili; davalı …’ün Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Kliniğinde tedavisi karşılığı çeşitli tarihlerde 83.219,89 TL gider tahakkuk ettirildiğini, … isimli hastanın ise 17.05.2012 tarihinde sağlık güvencesi Bağkur olarak yatışının yapıldığını ancak hastanın 22.05.2012 tarihinde öldüğünü, tedavisine ait masrafların SGK’ya fatura edildiği ancak fatura düzenlenmesi aşamasında … ile …’ün aynı kişiler olduğu izlenimi doğduğunu, bu durumun hematoloji kliniği tarafından da doğrulandığını, … isimli hastanın ilk yatışının yapılacağı tarihte SGK tarafından müstahaklığı olmadığı için yanlış ve yalan beyan ile … adına işlem yaptırdığını, yanlış beyan ile davacı Kurumun zarara uğratıldığını belirtilerek 83.219,89 TL’nin şimdilik 10.000,00 TL’sinin tahakkuk tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı SGK vekili; Kurum kayıtlarının tetkikinde ve … ile …’ün farklı vatandaşlık numaraları farklı kimlik numarası karşılığında kendilerinde sicillerinin bulunduğunu …’ün yapılan tedavisi sonucunda fatura bedelinin 12/12/2012 tarihinde Ankara Üniversitesine ödendiğini, …’ün ise 17/05/2012 tarihinde tedaviye müstehak olduğu ancak tedavi girişinin bulunmadığı davacı kurum tarafından da herhangi bir faturanın taraflarına ibraz edilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı … vekili; davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından istinafa başvurulması üzerine de bölge adliye mahkemesince; davacı tarafın istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kararın kaldırılmasına, düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla; davalı … aleyhine açılan davanın reddine, davalı SGK aleyhine açılan davanın HMK’nın 150/5 maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK’nın 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK’nın 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK’nın 373. maddesi uyarınca dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine ve 2547 sayılı Yasanın 56/b maddesi gereğince davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına 28/09/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.