Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/10095 E. 2023/5535 K. 25.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10095
KARAR NO : 2023/5535
KARAR TARİHİ : 25.04.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26.Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/3635 -2020/1604 Karar
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulüne/Davacının İstinaf Talebinin Reddine
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Ankara 11.Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2015/740 Esas-2016/640 Karar

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 27.04.2014 tarihinde davalı tarafından … poliçesi ile sigortalanan 20 N 0187 plakalı aracın, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmiş olması nedeniyle tek taraflı kaza meydana geldiğini, kaza nedeniyle araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını ve maluliyetinin meydana geldiğini, zararlarından davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000,00 TL, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren avans faizi ile davalından tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sorumluluklarının sigorta limiti kusur ve zarar ile sınırlı olduğunu davacının davasını ispatlaması gerektiğini, ayrıca müterafik kusur nedeniyle ve hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…kazaya karışan araç sürücüsünün kazada %100 kusurlu olduğunun alınan uzman bilirkişi raporuyla tespit edildiği; davacının sunduğu raporda, davacının sürekli maluliyetinin olmadığı, 2 ay geçici iş göremezlik süresi olduğunun tespit edildiği, davacı alkollü sürücünün aracına bindiğinden %20 indirim ve hatır taşıması sebebiyle %20 indirim yapıldığı” gerekçesiyle, davanın miktar yönünden kabulü ile 1.000,00 TL’nin dava tarihi olan 16.11.2015 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece alınan maluliyet raporunda müvekkilinin sürekli maluliyetinin oluşmadığı yalnızca 2 aylık geçici iş görmezliğinin olduğunun mütalaa edildiğini ve alınan rapora itiraz etmelerine rağmen nazara alınmadığını, kazaya bağlı olarak müvekkilinin hastane kayıtlarına göre omuz ve boyun omuriliklerinde çatlaklar, kaburgalarında kırıklar ve travmaya bağlı ciğerlerinde deformasyon olduğu, boyun hareketlerinin kısıtlı olduğunun belli olduğunu, müvekkilinin maluliyetinin olmadığına ilişkin raporun eksik olduğunu, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan yeniden rapor alınması talebi reddedilerek eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılarak, maluliyet raporu alındıktan sonra esas hakkında karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “davacının A.Ü. Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkalığında 27.05.2016 tarihinde yapılan fiziki muayenesinde iddia ettiği hususlar olduğu, hükme esas alınan A.Ü. Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 07.06.2016 tarih ve 1032 sayılı raporun, davacı vekili tarafından delil olarak sunulan tedavi evrakları ile uyumlu olduğu gibi raporun davacının fiziki olarak muayenesinin yapılarak düzenlenmiş olması karşısında rapora itiraz olarak ileri sürüdüğü hususların dosyaya bildirdiği tedavi evrakları ile ispatlanmamış olmasına göre mahkemece, alınan maluliyet raporuna göre karar verilmesinde usule aykırılık olmadığı” gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle, hatır ve müterafik kusur indirimi yapılmasının haksız olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı … tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 51, 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.

Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil; 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 ila 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği’ne, 01/09/2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği’ne, 01/06/2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. uygun olarak düzenlenmesi gerekir.

Somut olayda, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’nın 07.06.2016 tarihli hükme esas alınan sağlık kurulu raporunda davacının yaralanmaya bağlı olarak maluliyetinin bulunmadığına dair tespitte hangi yönetmeliğin esas alındığı belli değildir.

Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi de yapılarak kaza nedeniyle maluliyeti oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının, 27.04.2014 olan kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği’ne göre belirlenmesi için, en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle verilen karar nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.