Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/1028 E. 2021/4166 K. 05.07.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1028
KARAR NO : 2021/4166
KARAR TARİHİ : 05.07.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Asıl ve birleşen davalarda taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 12/11/2020 gün ve 2020/1042 esas, 2020/3872 karar sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiştir. Süresi içinde birleşen 2011/376 esas sayılı davada davacı … vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK’nun 442-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek görüşüldü:

-K A R A R-
1) Temyiz ilamında bildirilen gerektirici nedenler karşısında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun değişik 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birine uygun olmayan birleşen 2011/376 esas sayılı davada davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme istemleri reddedilmelidir.
2) Birleşen davada davacı … vekilinin diğer karar düzeltme istemlerine gelince;
Birleşen davada davacı … vekili; 17/09/2010 tarihinde meydana gelen kazada müvekkilinin kızı Nurdan …’in davalılardan …’ın işleteni ve …’in sürücüsü olduğu aracın çarpması nedeniyle vefat ettiğini, davacının, kızının desteğinden yoksun kaldığını belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş; 19/03/2014 tarihli ıslah dilekçesinde, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere itiraz ettikleri bilirkişi raporu uyarınca destek tazminatı istemini 4.513,11 TL olarak ıslah etmiş ve olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalı … vekili; istenen tazminatın fahiş olduğu, kusur durumunun tespiti gerektiğini belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
… …’in davacısı olduğu birleşen 2011/376 esas sayılı davada mahkemece; davalı sürücünün % 30 oranında, kazada ölen yayalar …’ın % 70 oranında kusurlu bulunduğu belirtilerek, 4.513,11 TL maddi ve 7.500,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Birleşen davada davacı … … vekilinin temyizi üzerine, Dairemizin 12/11/2020 tarihli ve 2020/1042 esas, 2020/3872 karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiş, davacı … … vekilinin karar düzeltme istemi üzerine dosya yeniden incelenmiştir.
a) Birleşen 2011/376 esas sayılı dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece hükme esas alınan aktüer raporu, davacı babanın destek payının belirlenmesi bakımından hatalı olup, hükme esas almaya elverişli değildir. Somut olayda destek 16 yaşında vefat etmiş olup, aynı kazada annesi de vefat etmiştir. Hayatın olağan akışına göre trafik kazası sonucu ölen çocuk ölmeseydi 18 yaşına gelmesi ile birlikte gelir elde edeceği ve ana ve babaya bakacağı muhtemeldir. Desteğin evleninceye kadar gelirinin yarısını kendi ihtiyaçları yarısını da anne ve babası için ayıracağı varsayılarak bu dönemde desteğe iki anne ve babaya birer pay vermek suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında evlenmeden önceki dönem içinde anne ve babanın her birine %25 pay verilmesi gerektiği, desteğin ileride evlenmesi ile birlikte desteğe iki, eşe iki, anne ve babaya birer pay verilerek, yine desteğin tüm gelirinin oranlanarak anne ve babaya %16’şar pay ayrılması, desteğin bir çocuğunun olması durumunda iki pay desteğe, iki pay eşe bir pay çocuğa ve birer pay anne ve babaya ayrılmak suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında anne ve baba için %14’er pay verilmesi, daha sonra ikinci çocuğun doğacağı varsayılarak bu kez desteğe iki, eşe iki, çocukların her birine birer ve anne ve babaya birer pay verilerek desteğin tüm gelirine oranlanarak anne ve babaya 12,5’er pay verilmesi gerektiği, daha sonra anne ve babadan yaşam tablosuna göre hangisi destekten çıkacaksa kalan kişiye diğerinin payının ilave edilerek destek tazminatlarının varsayımsal hesabının yapılması gerekirken; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, bekarlık döneminde davacı babaya % 37,5, evli çocuksuz dönemde % 15, bir çocuklu dönemde % 7,5 oranda pay ayırabileceği sonucuna varılarak ve aynı kazada annenin de ölerek destekten çıktığı ve davacı babaya annenin payının ilave edilmesi gerektiği gözetilmeksizin hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Buna göre; yukarıdaki açıklamalar ve ifade edilen destek payları esas alınmak suretiyle, davacı babanın talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi için ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
b) Her baba ve annenin çocuğunu belli bir yaşa kadar büyütmek, yetiştirmek ödevi olup çocuğun ölümü nedeni ile artık yapılması gerekmeyecek yetiştirme giderlerinin belirlenecek destekten yoksun kalma tazminatından düşülmesi gerekmektedir. Kaza tarihinde 16 yaşında olan desteğin ölümü sebebi ile annenin çalışıyor olması halinde hem anne hem de baba yönünden hesaplanacak tazminattan, asgari ücretin %5’i oranında, annenin çalışmayıp aile ekonomisine katkısının bulunmadığının tespiti halinde ise, sadece baba yönünden hesaplanacak tazminattan asgari ücretin %5’i oranında yetiştirme giderinin indirilmesi gereklidir.
Somut olayda, davacı baba yönünden yetiştirme giderine ilişkin, desteğe 18 yaşın ikmaline kadar asgari ücretin % 10’u pay ayrılacağı kabul edilerek hesaplama yapılmış ise de, bu oran hatalı (fazla) olup, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
c) Destekten yoksun kalmaya dayalı tazminat davalarında davalı desteğin ölümü nedeni ile ortaya çıkan gerçek zarardan sorumludur. Gerçek zarar belirlenirken aktüerya alanında uzman bilirkişiden alınacak raporda öncelikle ölenin kusurunun indirilmesi, ardından eğer davacı tarafından davadan önce alınmış bir ödeme var ise yapılan bu ödemenin ödeme günü ile tazminatın hesaplandığı güne kadar geçen süredeki işlemiş yasal faizi de hesaplanarak, ödeme tutarı ile birlikte hesaplanan tazminattan indirilmesi, bütün bu hesaplamadan sonra eğer somut olayda hatır taşıması ve müterafik kusurun varlığı söz konusu ise hesaplanan tazminatlardan en son müterafik kusur ve/veya hatır taşıması indiriminin yapılması gerekir.
Somut olayda, davacının destekten yoksun kalma zararı belirlendikten sonra kusur indirimi yapıldığı, yetiştirme giderinin ise kusur indiriminden sonra düşüldüğü anlaşılmaktadır. Ancak hesap bilirkişisinin yaptığı bu hesaplama yöntem ve sırası, Borçlar Kanununda belirlenen önce zararın belirlenmesi sonra Hâkimin müdahalesi ile tazminatın belirlenmesi kuralına uygun değildir.
Buna göre destek paylarına denk gelen destek zararı belirlendikten sonra yetiştirme giderinin düşülmesi, daha sonra ise kusurun indirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi de bozmayı gerektirmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenler kararın bozulmasını gerektirir ise de, karar onanmış olduğundan birleşen davada davacı … … vekilinin karar düzeltme istemi HUMK’nun 440-442. maddeleri uyarınca kabul edilmeli, Dairemizin 12/11/2020 gün, 2020/1042 esas ve 2020/3872 karar sayılı onama kararı kaldırılmalı ve karar gösterilen nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440-442. maddeleri gereği yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle birleşen davada davacı … vekilinin karar düzeltme isteğinin KABULÜNE, Dairemizin 12/11/2020 gün, 2020/1042 esas ve 2020/3872 karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına ve kararın birleşen davada davacı … yönünden açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, … vekilinin diğer karar düzeltme isteminin yukarıda ilk bentte açıklanan nedenlerle reddine ve önceki onama kararımızla alınan harç ile tashihi karar peşin harcının istek halinde temyiz eden davacı …’e geri verilmesine, 05/07/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.