YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/14285
KARAR NO : 2021/6518
KARAR TARİHİ : 11.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yerel mahkemece verilen, gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 04/11/2020 gün ve 2019/5361-2020/6485 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davacılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK’un 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili; davalı … ve …aleyhine maddi-manevi tazminat davası açıldığını, davalıların kötü niyetli olarak mal varlığını bağış olarak devrettiğini, davalılar arasındaki tasarrufların iptale tabi olduğunu beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davacının alacağının davanın açıldığı tarihte gerçek olmayıp muhtemel olduğu, bu şekilde borçtan sonra yapılan bir tasarruf olmadığı ayrıca borçlu hakkında kesinleşmiş bir icra takibi olmadığı da gözetilerek ön koşul yokluğundan davanın reddine dair verilen 21/01/2016 tarihli kararın, davacılar vekilinin temyiz başvurusu üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 04/11/2020 gün ve 2019/5361-2020/6485 sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiş, davacılar vekili tarafından süresi içinde kararın düzeltilmesi talep edilmiştir.
Dosyanın yeniden yapılan incelemesi sonucunda:
Dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Bu tür davaların dinlenebilme koşullarından biri de mahkemenin de kabulünde olduğu gibi iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olmasıdır.Bunun dışında alacaklının borçluda gerçek bir alacağının bulunması, borçlu hakındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, borçlunun aciz halini gösteren geçici (İİK 105) veya kati (İİK 143) aciz belgesinin sunulmuş olması gereklidir.
Somut olayda davacıların takip konusu alacağı 20/01/2012 tarihli trafik kazasından (Haksız fiilden) doğduğundan mahkemece borcun doğum tarihi olarak kaza tarihi olan 20/01/2012 tarihinin esas alınması gerekirken davacının alacağının davanın açıldığı tarihte gerçek olmayıp muhtemel olduğu, bu şekilde borçtan sonra yapılan bir tasarruf olmadığı gerekçesiyle davanın reddi doğru görülmemiştir. O halde; borcun doğumu 20/01/2012 tarihli trafik kazası olduğundan, dava konusu iptali istenen 07/02/2012 tarihli taşınmaz bağışına ilişkin tasarrufun borçtan sonra yapılmış olması nedeniyle bu yöndeki dava şartının gerçekleştiğinin kabulü gereklidir. Aksi düşünce dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir. Ayrıca; mahkemece borçlu hakkında kesinleşmiş bir icra takibi olmadığı da gözetilerek davanın reddine karar verilmişse de; davacılar vekili tarafından Ödemiş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2019/693-2019/1325 sayılı dosyasından açılan tazminat davası sonucunda davanın kabulüne karar verildiği, verilen kararın Ödemiş İcra Müdürlüğü 2016/902 sayılı icra dosyası ile takibe konulduğu, 16/06/2020 tarihinde hükmedilen tazminat miktarına göre takip miktarının artırıldığı, ancak tazminat davasında verilen kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. Bu durumda, davacıların açtığı Ödemiş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2019/693-2019/1325 sayılı tazminat davasının kesinleşen sonucunun bekletici mesele yapılarak, tazminatın kesinleşmesi halinde diğer dava koşulları yönünden dosyanın incelenmesi, diğer dava koşullarının varlığı halinde de dava konusu tasarrufun iptale tabi olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun olmayan gerekçeyle davanın reddi isabetli görülmemiştir.
Bu nedenlerle davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 04/11/2020 gün ve 2019/5361-2020/6485 sayılı onama ilamının kaldırılarak; hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 04/11/2020 gün ve 2019/5361-2020/6485 onama kararının kaldırılarak yerel mahkemenin 21/01/2016 gün ve 2013/148-2016/36 sayılı hükmünün BOZULMASINA, temyiz peşin harcının ve tashihi karar peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 11/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.