YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/14534
KARAR NO : 2021/3594
KARAR TARİHİ : 23.06.2021
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 28. Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar … ve diğerleri vekili Avukat … tarafından, davalılar … Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. ve … Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine 26/12/2014 gününde adli yardım talepli olarak verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece adli yardım talebi kabul edilerek yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 05/06/2018 günlü karara karşı davacılar vekili, davalı … Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. vekili ve davalı … Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile, İstanbul Anadolu 28. Asliye Hukuk Mahkemesinin 05/06/2018 tarih, 2014/455 Esas – 2018/168 Karar sayılı kararının HMK’nun 353/1-b/2.maddesi gereğince yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına davanın kısmen kabulüne dair verilen 18/02/2021 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı … Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. vekili ve davalı … Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
-K A R A R-
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre davalı … Sanayi ve Tic. ltd. Şti. vekili ve davalı … Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalı … Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. vekili ve davalı … Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar vekili; müvekkillerinden …’ın elektrik ustası olduğunu, olay tarihinde müvekkilinin çalıştığı şantiyenin yan tarafında bulunan ve davalılara ait şantiyedeki bina üzerine kurulu olan iskelenin yıkılması sonucu müvekkili Hafız’ın yaralanarak iş gücü kaybına uğradığını, diğer davacıların da müvekkili Hafız’ın annesi ve babası olduğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davacılardan … için 3.500 TL maddi ve 50.000TL manevi tazminat, diğer davacılar … ve … için 15.000’er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında davacı … için maddi tazminata ilişkin talep miktarını 114.074,19 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı … Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. vekili; müvekkili şirket ile diğer davalı şirket arasında dış cephe işlerinin yapılması konusunda sözleşme imzalandığını, kazanın meydana geldiği şantiyenin diğer davalıya ait olduğunu, meydana gelen kazada müvekkilinin kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı … Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. vekili; müvekkili şirketin kazanın meydana geldiği şantiyedeki iş güvenliği ile ilgili gerekli tedbirleri aldığını, meydana gelen kazanın davacı ile bağlı bulunduğu firmanın gerekli tedbiri almamasından kaynaklandığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile; davacı … için 3.500,00 TL maddi ve 17.000,00 TL manevi tazminatın, davacılar … ve … için 4.000,00’er TL manevi tazminatın 22/11/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili, davalı … Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. vekili ve davalı … Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi’nce taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile, İstanbul Anadolu 28. Asliye Hukuk Mahkemesinin 05/06/2018 tarih, 2014/455 Esas – 2018/168 Karar sayılı kararının HMK’nun 353/1-b/2.maddesi gereğince yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davacı … için 91.259,35 TL maddi ve 17.000,00 TL manevi tazminatın, davacılar … ve … için 4.000,00’er TL manevi tazminatın 22/11/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. vekili ve davalı … Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, inşaat şantiyesinde meydana gelen kaza nedeniyle yaralanmadan kaynaklanan cismani zarara dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacılar vekili, müvekkili …’ın meydana gelen olayda yaralandığı gerekçesiyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunmuş, tazminatın belirlenmesi amacı ile bilirkişiden rapor alınmış, alınan raporda davacı …’ın olay tarihinden sonraki muhtemel yaşam süresi belirlenmesinde 1931 tarihli PMF yaşam tablosu dikkate alınarak hesaplama yapılmış, mahkemece bu rapor hükme esas alınmıştır.
Gerçek zarar miktarı; hak sahibinin olay tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşmaktadır.
Hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvelleri ile saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmalarıyla “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi de göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir.
Buna göre temyiz edenin sıfatına göre, davacı tarafından kararın temyiz edilmediği de dikkate alınarak, usuli kazanılmış haklar gözetilerek (tazminata esas alınan gelir, esas alınan asgari ücret yılı, işlemiş/işleyecek dönem tarihleri gibi) davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre belirlenmesi suretiyle tazminat miktarının hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi gereğince BOZULMASINA, (1) nolu bentte açıklanan nedenle … Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. vekili ve davalı … Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, dosyanın bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 23/06/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.