YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/14671
KARAR NO : 2023/4842
KARAR TARİHİ : 03.04.2023
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/574 E., 2021/3 K.
HÜKÜM/KARAR : Davalı …Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/33 E., 2019/1170 Karar
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı …Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı …Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 09.07.2012 tarihinde davalı … idaresinde seyir halinde bulunan Gebze-Harem arası çalışan minibüsün aşırı hız nedeniyle hakimiyetini kaybetmesi sonucu yolun ortasındaki metal bariyerlere çarptıktan sonra yolun İstanbul istikametine geçip bu yönde seyir halinde olan araca çarpması ile yaralamalı kaza meydana geldiğini, bu minibüs içinde bulunan davacıların yaralandığını, olayın meydana gelmesinde davalı …’ın kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik davalı … şirketi açısından dava tarihinden diğer davalılar …, Durmuş Yakıt, … açısından ise olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle diğer davalılar sigorta şirketi açısından poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 6.000,00 TL maddi tazminatın (5.000,00 TL … adına, 500,00 TL si … adına, 500,00 TL de … adına),70.000,00 TL manevi tazminatın (50.000,00 TL … adına, 10.000,00 TL si … adına, 10.000,00 TL de … adına) davalılardan …, Durmuş Yakıt, … ‘dan alınıp olay tarihinden geçerli olmak üzere işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, hiçbir kusuru olmayan ve sadece işleten olan davalıdan istenen tazminat miktarının son derece fahiş olduğunu, Yargıtayın da manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağını belirttiğini, kazaya konu aracın … Oyak Sigorta Şirketine maksimum ticari kasko sigorta poliçesi yaptırıldığını, bu poliçede ihtiyari mali mesuliyet sigortasının da mevcut olduğunu, bu nedenle davacılar vekilinin davayı … Oyak Sigorta Şirketine karşı yönlendirmesi gerektiğini, trafik kazalarında meydana gelen bütün tedavi giderleri, maddi giderler kalıcı sakatlık yoksa SGK tarafından karşılanmakta olduğunu, meydana gelen kazada illiyet bağının kesildiğini, sadece aracın işleteni ve sahibi olan müvekkiline kusur izafesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kazanın müvekkilinin kusuru dışında araçtan kaynaklandığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … cevap dilekçesinde; meydana gelen kazada hiçbir kusurunun olmadığını, davaya konu olayın araçtaki mekanik arızadan kaynaklandığını, davacıların herhangi bir sakatlığı söz konusu olmadığını, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Yapı Kredi Sigorta A.Ş. (temlik alan Allianz Sigorta A.Ş. ) vekili cevap dilekçesinde; kaza yapan aracın trafik sigorta poliçesi ile müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, poliçedeki kişi başına sakatlık ve ölüm teminatlarının ise kaza tarihi itibariyle kişi başına 225.000,00 TL olduğunu, manevi tazminat ve tedavi giderlerinin teminat dahilinde olmadığını, kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunun ispat edilmesi halinde müvekkili şirketin sorumluluğundan söz edilebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı …Ş. vekili cevap dilekçesinde; aracın Maksimum Ticari Kasko Sigorta Poliçesine bağlı İhtiyari Mali Sorumluluk Sigorta Poliçeleri ile sigortalı olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere ihtiyari mali sorumluluk sigorta poliçesinde bedeni zararlarda kişi başına azami 20.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, meydana gelen hasar ile ilgili olarak ilk önce Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) sigortasına müracaat edilmesi gerektiğini, bu poliçenin yetersiz kalması halinde de ihtiyari mali sorumluluk sigortasına müracaat edilmesi gerektiğini, maddi ve tedavi giderleri için geçerli olan teminatın her halükarda verilecek bir teminat olmadığını belirterek talebin reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacılardan … için 90.450,63 TL, … için 764,46 TL ve … için 271, 26 TL maddi tazminatın davalılardan Allianz Sigorta AŞ, …, … ve …’dan 09/07/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, (davalılardan Allianz Sigorta A.Ş. sigorta limiti ile sınırlı olarak ve dava tarihi olan 22/01/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacıların davalılardan … Sigorta A.Ş’ye yönelik maddi tazminat istemlerinin reddine, manevi tazminat istemleri konusuz kaldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı …Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı …Ş. vekili istinaf dilekçesinde; davaya konu kazanın 34 M 5814 plakalı minibüsün taşımacılık yaptığı sırada meydana geldiğini, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’nun 17 nci maddesi ile Genel Şartlar’ın A.6. maddesi uyarınca minibüsün zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortası yaptırmış olması gerektiğini, … sigortacısı olan davalı … şirketinin sorumluluğunun zorunlu taşımacılık sigortası ile karşılanmayan bölümle sınırlı olduğunu, bu konuda sıralı bir sorumluluk düzenlendiğini, kazaya karışan minibüsün zorunlu taşımacılık sigortası yaptırmasının gerekli olup olmadığının ilgili valilikten sorulmasını istemiş olmalarına rağmen bu durumun netleştirilmediğini, aracın böyle bir sigorta yaptırması zorunlu ise ve sigorta yapılmamış ise öncelikle Güvence Hesabının sorumlu olacağını, bilirkişi tarafından yapılan sürekli iş göremezlik tazminatı hesabının afaki olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatından da SGK’nın sorumlu olduğunu, faiz talebinin haksız olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte tazminat istemi ancak dava tarihinde muaccel olacağından ancak bu tarihten itibaren faizle sorumlu tutulabileceklerini, harç ve yargılama giderlerinden de poliçe limiti ile orantılı olarak sorumlu tutulmaları gerekirken diğer davalılar ile beraber sorumlu tutulmalarının hatalı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul Valiliği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesinden gelen yazı cevapları ile aracın şehir içi yolcu taşımacılığı yaptığının bildirilmiş olduğu, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunun 17 nci maddesi gereği şehirler arası veya uluslararası yolcu taşımacılarının zorunlu taşımacılık sigortası yaptırmalarının ön görülmüş olduğu, şehir içi yolcu taşıması yapan minibüsün zorunlu taşımacılık sigortası yaptırmasının zorunlu olmadığı, bilirkişi raporunda kaza tarihi de gözetilerek PMF 1931 Tablosu kullanılmak suretiyle hesaplama yapılmış olmasında isabetsizlik olmadığı, tazminat tutarının sigorta şirketinin teminat limiti dahilinde olduğu, yargılama giderleri ve harçlar bakımından da sigorta şirketinin müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna gidilmiş olmasında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davalı …Ş. vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı …Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı …Ş. vekili temyiz dilekçesinde; Gebze-Harem arası yolcu taşımacılığı yapıldığından şehirlerarası taşımacılığın olduğunu, minibüsün zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortası yaptırmış olması gerektiğini, … sigortacısı olan davalı … şirketinin sorumluluğunun zorunlu taşımacılık sigortası ile karşılanmayan bölümle sınırlı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatından SGK’nın sorumlu olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54 üncü ve 56 ıncı maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları
3. Değerlendirme
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
1. Davacı … yönünden;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355 inci maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre davalının yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK 370/1 inci maddesi gereğince onamasına karar vermek gerekmiştir.
2. Davacılar … ve … yönünden;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 362/1-a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesiyle HMK’ya eklenen Ek-Madde 1’de öngörülen yeniden değerleme oranı dikkate alındığında 2021 yılı için 78.630,00 TL’dir.
HMK 362/1-a ve 362/2 nci maddeleri gereğince temyiz edenin sıfatına göre hükmedilen ya da mahkemece kabul edilmeyen bölümünün miktar veya değeri 78.630,00 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin Bölge Adliye Mahkeme kararlarının temyizi kabil değildir. Kesin olan kararların temyizinin istenilmesi halinde Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi tarafından bu konuda temyiz dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, verilmemiş olması halinde Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebilecektir.
İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar … ve …’ün talebi bakımından temyiz sınırı her bir davacı lehine hükmedilen tutar açısından ayrı ayrı belirlenecektir. Davacılar için temyize konu edilen miktar temyiz kesinlik sınırının altında kalmaktadır. O halde Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti olmayıp davacılar … ve … yönünden temyiz dilekçelerinin HMK’nın 362/1-a maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı … yönünden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar … ve … yönünden ise; temyiz dilekçelerinin miktardan REDDİNE,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.