Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/14738 E. 2023/8252 K. 21.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/14738
KARAR NO : 2023/8252
KARAR TARİHİ : 21.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/91 E., 2021/5 K.
HÜKÜM/KARAR : Kabulüne/Bozulmasına

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı … vekili ve davalı asıl … tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu …’ın eski eşi olduğunu, davalı borçlu ile aralarındaki boşanma davası neticesinde maddi, manevi tazminat ve diğer alacakları için Konya 9 İcra Müdürlüğü’nün 2013/6550 sayılı dosya ile takip yapıldığını, davalı borçlunun adına kayıtlı gayrımenkulünü boşanma davası devam ederken iş ortaklığı bulunan …’ya, ondan da …’e devrettiğinin tespit edildiğini beyan ederek, davalılar arasındaki muvazaalı işlemlerin iptali ile dava konusu gayrımenkulün tapusunun iptaline, davalı … adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı … cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazı bu dava açılmadan önce gördüğü lüzum üzerine 3. bir şahsa satış yoluyla devrettiğini satış bedelinin de İş Bankasına yatırılmak suretiyle ödendiğini, bu taşınmazı diğer davalı …’dan bedelini ödemek suretiyle 21.2.2013 tarihinde satın aldığını cevap dilekçesi ekinde posta çeki para havale makbuzunun olduğunu, aynı bölgede kendi taşınmazlarının da olması ve böyle bir yere de ihtiyacı olması nedeniyle taşınmazı gerçek bedelini ödemek suretiyle satın aldığını, satışın gerçek olmadığına dair iddianın doğru olmadığını, davalı …’nin boşanma kararını ve kararın mahiyetini bilebilecek durumda olmadığını, kendisiyle ticari ilişkiden kaynaklanan bir alışverişinin olduğunu bunun dışında bir diyaloglarının olmadığını iddia ederek davanın reddine karar verilmesini istemiş, keşif ve bilirkişi ile tanık deliline dayanmıştır.

2.Davalı … vekili cevap dilekçesinde, diğer davalı …’ya müvekkili tarafından dava konusu taşınmazın gerçek bedeli alınmak sureti ile satıldığını, paraya ihtiyacı olduğundan dava konusu taşınmazı satışa çıkardığını, …’nın iyi niyetli olduğunu, davalı … tarafından … isimli şahsa yapılan satışın tamamen diğer davalının tasarrufunda olan bir konu olup müvekkilinin müdahalesinin kesinlikle olmadığını, taşınmazın gerçek değerinin 10.000 – 11.000 TL olup keşfen ve bilirkişi marifetiyle bu hususun araştırılabileceğini iddia ederek davanın reddine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiş, delil olarak keşif, bilirkişi incelemesi, tanık deliline dayanmıştır.

3.Dahili davalı … cevap dilekçesinde, 31.10.2014 tarihli keşif tutanağında yazılı olduğu şekli ile kendisine yapılan devrin geçerli olduğunu, borçlu ile davacı … arasındaki boşanmayı bilmediğini sadece geçimsiz olduklarını duyduğunu, evi satın alınca oğlu …’un gelerek annesi ile babasının ayrıldığını söylediğini beyan etmiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 21.04.2015 tarihli ve 2013/463 E-2015/238 K sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

2. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin (Kapatılan) 20.09.2018 tarihli, 2016/3766 Esas ve 2018/8074 Karar sayılı ilamı ile; “….Davalı …; davalı … ile aralarındaki ticari ilişkiyi kabul ederek dava konusu gayrımenkulü gerçek bedelini ödeyip satın aldığını, gayrımenkulü elden çıkartarak davalı …’ye devrettiğini,
Mahkemece; dinlenen davacı tanığı … beyanında; “davalı …’ın mal kaçırmak için gayrımenkulü devrettiğini, davalı … ile görüşerek söz konusu evi almamasını söylediğini, köyün küçük olması sebebi ile gayrımenkulün 35.000,00 TL civarına satıldığını duyduğunu”
Davacı tanığı …’nin beyanında “dava konusu gayrımenkul satışının davalı borçlu Bahri tarafından davalı …’ye yapıldığını, bunu da köyün küçük olması sebebi ile duyulduğunu”
Davalı Tanığı … beyanında davalı … ile aynı köylü olduklarını,
Davacı tanığı … beyanında, “davacının kızı olduğunu, davalı … ile aynı köylü olduklarını, hatta komşu olduklarını,”
Davalı … kendi beyanında da “davalı borçlu Bahri’nin mali durumunun kötü olduğunu bildiğini, davalı ile davacı arasındaki geçimsizliği bildiğini“ beyan ettiği, BK 19’a dayalı davalarda muvazanın her türlü delil ile ispat edilebileceği, bu sebeple mahkemece tanık beyanları değerlendirilmeksizin ve bu beyanlara göre davalı …’nin kötü niyetli olup olmadığı tartışılmaksızın davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı ” gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili ve davalı asıl … temyiz başvurusunda bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı … vekili temyiz dilekçesinde, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, bedelini ödeyerek satın aldığını, aldıktan sonrada tadilat yaptırarak söz konusu yerde oturmaya başladığını, dava konusu gayrımenkulü davalı borçludan değil davalı …’dan satın aldığını, tanık beyanlarının yanlı verildiğini, davalı borçlunun boşanma davasının olduğunu bilmenin muvazaalı işlem yapıldığının kanıtı olamayacağını beyan ederek kararın bozulması talep edilmiştir.
2.Davalı asıl … temyiz dilekçesinde, kötü niyetli ve muvazaanın söz konusu olmadığını, tanık beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğini, borç ödemeden aciz belgesinin de alınmadığını beyan ederek kararın bozulması talep edilmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılar arasındaki muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2.6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 19. maddesi.

3. Değerlendirme
1. Mahkemenin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı …’nın ve davalı … vekillinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılar … ve davalı …’e yükletilmesine,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

21.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.