YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/14778
KARAR NO : 2023/4973
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/2548 E. 2021/52 K.
DAVACI (Asıl ve Birleşen Davada): … vekili … …
DAVA TARİHİ : 20.02.2017
HÜKÜM/KARAR : Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2017/101 Esas 2019/446 Karar
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; şirkete sigortalı aracın sürücüsünün alkollü araç kullanarak kaza yapması neticesinde malul kalan üçüncü kişiye ödenen zararın tahsili için icra takibi başlattığını, üçüncü kişiye 25.03.2016 tarihinde sulh protokolü nedeni ile ek olarak 155.000,00 TL ödendiğini, davalıya karşı üçüncü kişiye karşı yapılan ödemenin rücuen tahsili için icra takibi yapıldığını, davalının takibe itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu iddia ederek davacının Denizli 2 İcra Müdürlüğünün 2016/4297 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; aynı olaya ilişkin dava dışı üçüncü kişiye ilaveten 11.654,00 TL daha ödeme yapıldığını, bu ödemenin de davalıdan rücuya tabi olduğunu, davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının süresi içinde takibe itiraz ederek durmasını sağladığını, itirazın haksız ve dayanaksız olduğunu beyan ederek, Denizli 8. İcra Müdürlüğü’nün 2015/1319 esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Dava dışı sürücünün alkollü olması sebebiyle rücu isteği bakımından yapılan değerlendirmede ise, aldırılan bilirkişi heyet raporuna göre kazanın münhasıran alkolün etkisi altında meydana gelmeyip sürücünün kendi dikkatsizliği ve tedbirsizliğinden kaynaklandığı ve bu sebeple davacı tarafça ödenen tazminatın rücuya tabi olmadığı anlaşılmakla sübut bulmayan her iki davanın reddine” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kaza tespit tutanağına göre davalının kaza sırasında alkollü olduğunu, ayrıca yeterli ehliyete sahip olmadığını, poliçe genel şartlarına göre rücu şartlarının bulunduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu açıklayarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Dosya içerisindeki 11.04.2019 tarihli bilirkişi heyeti raporunun incelenmesinden, meydana gelen trafik kazasında yaya … …’nın %60 oranında kusurlu olduğu, davalı …’in maliki olduğu araç sürücüsü … Tanıtmış’ın %40 oranında kusurlu olduğu, kazanın münhasıran alkol etkisi altında gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. Davacı dava dilekçesinde, kazanın salt alkolün etkisi altında meydana geldiği gerekçesiyle rücuen alacak davası açmış, İlk Derece Mahkemesindeki yargılama aşamalarında davacı … araç sürücüsünün yetersiz ehliyete sahip olduğuna ilişkin bir iddiada bulunmamış, istinaf dilekçesinde sigortalı araç sürücüsünün yeterli ehliyete sahip olmadığı … sürülmüş ise de, İlk Derece Mahkemesinde … sürülmeyen maddi vakıalar istinaf aşamasında … sürülemez. Sonuç olarak, meydana gelen kazanın salt alkol etkisi altında gerçekleşmediği anlaşıldığından asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.” gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı vekili, istinaf dilekçesinde … sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesine rağmen inceleme dosya üzerinden yapıldığından asıl ve birleşen davada vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesinin hatalı olduğunu, istinaf aşamasının yargılamanın devamı niteliğinde olduğunu, vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini savunarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sigorta şirketi tarafından ödenen sürekli … göremezlik tazminatının rücuen tahsiline ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, … Borçlar Kanunu’nun 62 inci maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 86, 88, 89, 90 ve 111 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalının vekalet ücretine yönelik temyiz itirazına gelince;
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince; davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalının istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine, ilk derece mahkemesindeki yargılamada vekille temsil edilmeyen davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiş, davalı vekili vekalet ücreti yönünden temyiz isteminde bulunmuştur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 323. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereği takdir olunacak vekalet ücreti, yargılama giderlerinden sayılmış; 326. maddesinde, kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, 330. maddesinde vekil ile takip edilen davalarda mahkemece, kanuna göre takdir olunacak vekalet ücretinin taraf lehine hükmedileceği, 332. maddesinde ise yargılama giderlerine mahkemece re’sen hükmedileceği düzenlenmiştir.
Diğer yandan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2. maddesine göre, tarifelerde yazılı avukatlık ücreti, kesin hüküm elde edinceye kadar olan dava, … ve işlemler ücreti karşılığıdır. Buna karşılık, icra takipleriyle, Yargıtay, Danıştay, Askeri Yargıtay ve Sayıştayda temyizen ve bölge idare ve bölge adliye mahkemelerinde istinaf başvurusu üzerine görülen işlerin duruşmaları ayrı ücreti gerektirir. Tarife’nin 5. maddesine göre ise, hangi aşamada olursa olsun, dava ve icra takibini kabul eden …, Tarife hükümleri ile belirlenen ücretin tamamına hak kazanır.
Yukarıda açıklanan yasal hükümler birlikte değerlendirildiğinde; yargılamanın hangi safhasında olursa olsun taraflardan birinin kendisini bir avukatla temsil ettirmesi ve avukatın yargılama ile ilgili herhangi bir işlem yapması, müvekkili yararına vekalet ücreti takdirini gerektirir.
Eldeki davaya gelince; davalı vekili İstinaf aşamasında istinaf başvurusuna cevap dilekçesi sunmuş, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup; bu durumda hakkındaki dava esastan reddedilen davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 2. maddesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince ilk derece mahkemesindeki yargılamada vekille temsil edilmediği gerekçesiyle davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru olmamış, bölge adliye mahkemesi kararının bu yönden bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.