YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/14851
KARAR NO : 2021/10603
KARAR TARİHİ : 20.12.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat .davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davacı vekili ile davalı vekili tarafından talep edilmiş, davalı vekilince de duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 14.12.2021 Salı günü davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan tarafların vekilleri dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece hükmüne uyulan Dairemizin 15/05/2018 tarih, 2015/10764 Esas ve 2018/5055 Karar sayılı ilamında özetle; davacının çalışma gücünü sürekli yitirdiği tarihten itibaren zararın oluşacağı kabul edilerek hesaplama yapılması; davacının meslek lisesinde ve Çocuk Gelişimi ve Eğitimi alanında öğrenim gördüğü dikkate alındığında asgari ücretin bir miktar üzerinde gelir elde etmesi hayatın olağan akışına uygun olmakla birlikte, asgari ücretin 2.16 katı gelir elde edeceği kabulü ile yapılan gelir tespitinin bir miktar fazla olduğu gözetilip, davacının okulunu bitirdikten sonra alanı ile ilgili olarak özel okullarda iş bulma imkanı ve gelir durumu araştırılıp tespit edildikten sonra hesap bilirkişisinden bu doğrultuda ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi; temerrüt faizi olarak yasal faize hükmedilmesi gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile 104.198,72 TL. tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazla isteğin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına; özellikle, daha önce temyize konu edilip bozma kapsamı dışında bırakıldığı ve daha önce temyize konu edilmediği için kesinleşen yönlerin yeniden incelenmesinin mümkün olmamasına; davacının tazminat hesabına esas gelirine ilişkin mahkeme kabulünün dosya kapsamına ve somut olayın özelliklerine uygun bulunmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazları ile davacı vekilinin diğer tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Mahkemece verilen ilk hükmün tazminat hesap biçimi bakımından hem davalı hem de davacı tarafça temyiz edildiği ve Dairemizin önceki bozma ilamıyla hükmün tazminat hesap biçimi bakımından her iki taraf yararına olacak biçimde bozulduğu; bozmadan sonra yürütülen yargılamada alınan 04.12.2020 tarihli aktüer ek raporunda, hem güncel verilere göre hem de bozmadan önceki hükme esas alınan rapor tarihindeki (2015) verilere göre alternatifli olarak hesaplama yapıldığı; mahkemenin 2015 verilerine göre hesap yapılan alternatifteki miktar üzerinden hüküm tesis ettiği görülmektedir. Dairemizin önceki bozma ilamının kapsamı dikkate alındığında, mahkemenin anılan bu kabulü yerinde değildir.
Açıklanan nedenlerle; tazminat hesap biçimi bozması, hem davacı hem de davalı lehine olacak şekilde yapıldığından, raporun tanzim edildiği tarihteki (güncel) veriler üzerinden hesaplama yapılması gerekeceği de gözetilerek, rapor düzenleyen bilirkişiden güncel verilerle hesap yapılması hususunda ek rapor alınarak karar verilmesi gerektiğinden, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları ile davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA; 3.815,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 5.338,55 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 20/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.