YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/14924
KARAR NO : 2021/8328
KARAR TARİHİ : 08.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı … … ve Lojistik Tic AŞ vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 02/11/2021 Salı günü davacı … ve vekili Av. … ile davalı … … ve Lojistik Tic AŞ vekili Av. … geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili ve davalı … … ve Lojistik Tic AŞ vekili dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece hükmüne uyulan Dairemizin 15/01/2019 tarih, 2016/1380 Esas ve 2019/114 Karar sayılı ilamında özetle; davalı … … ve Lojistik Tic. A.Ş’ye yapılması gereken bir kısım tebligatların usulsüz şekilde bu davalının vekaletnamedeki süresi bitmiş yetkisiz vekil(ler)ine yapılması davalının savunma hakkını kısıtladığından, tebligatların usule uygun biçimde davalı vekiline yapılması gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; maddi tazminat davasının kabulü ile 134.650,20 TL’nin kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı … … A.Ş’den tahsiline; davalı … … Sigorta A.Ş. ile davalı … … A.Ş. arasında poliçe sorumluluğunun 40.000,00 TL. limitli olması ve davacıya ödeme yapılmış olması nedeniyle açılan dava konusuz kaldığından, bu davalı bakımından davanın açılmamış sayılmasına; davalı sürücü …’un kusursuz oluşu nedeniyle, bu davalı hakkındaki davanın reddine; manevi tazminat davasının kabulü ile 10.000,00 TL’nin kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı … … ve Lojistik Tic. A.Ş’den tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … … ve Lojistik Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine; özellikle, 2918 sayılı KTK’nın 109/2. maddesindeki uzamış ceza zamanaşımı süresi içinde davanın açılmış ve ıslahın yapılmış olmasına; KTK’nın 85 vd. maddeleri gereği araç işleteni
konumunda olan davalı … A.Ş’nin zarardan sorumlu olmasına; davacı için manevi tazminatın takdirinde TBK’nun 56. (BK’nun 47.) maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nasafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına; davacı tarafın talebi gereği ve ikinci ıslahın geçersiz oluşu nedeniyle, ilk ıslah dilekçesine göre karar verildiğinden, ikinci ıslah dilekçesiyle artırılan 19.786,00 TL’lik bölüm üzerinden davalı yararına vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmeyişinin yerinde görülmesine göre, davalı … … ve Lojistik Tic. A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Sözkonusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan tüzük/ yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak … Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 18.07.2008 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti % 74 olarak; ATK 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 30.05.2011 tarihli raporda % 56 olarak belirlenmiş ve raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla alınan ATK Genel Kurulu’nun 26.12.2013 tarihli raporunda ise % 68 olarak belirlenmiştir.
Esasen, alınan iki rapor arasındaki çelişkileri gideren ve kaza tarihinde yürürlükte olan Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü’ne göre maluliyet oranını belirleyen ATK Genel Kurulu raporundaki % 68 maluliyet oranı esas alınarak karar verilmesi gerekmekteyse de; davacı vekilinin, 30.12.2011 tarihli celsede % 56 oran belirleyen maluliyet raporuna diyecekleri olmadığını; 30.05.2012 tarihli celsede ise % 56 oran belirleyen raporu kabul ettiklerini, ATK Genel Kurulu’ndan rapor alınmasına gerek olmadığını açıkça beyan ettiği ve maluliyet oranı hususunda taleplerini sınırladığı görülmektedir. Mahkemece hükme esas alınan 17.10.2008 tarihli aktüer raporunda, % 74 maluliyet oranı üzerinden tazminat hesabı yapılmış olup, davacının maluliyet oranı bakımından talebini (% 56 oranı ile) sınırladığı da dikkate alındığında, % 74 maluliyet üzerinden hesap yapan rapora göre karar verilmesi, 6100 sayılı HMK’nın 26/1. maddesindeki taleple bağlılık kuralına aykırı olmuştur.
Açıklanan nedenlerle; davacı yanın maluliyet oranına ilişkin talebiyle bağlılık kuralı gereği, % 56 maluliyet oranı üzerinden tazminat hesabı yapılması (kararı sadece davalı temyiz edip davacı temyiz etmediği ve davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu için, hükme esas alınan 17.10.2008 tarihli aktüer raporundaki diğer tüm veriler aynı kalmak ve 2008 verileriyle hesap yapılmak suretiyle) hususunda aktüer raporu alınıp karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … … ve Lojistik Tic. A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … … ve Lojistik Tic. A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA; 3.050,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı … … ve Lojistik Tic. A.Ş.’ne verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … … ve Lojistik Tic AŞ’ye geri verilmesine 08/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.