YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/14985
KARAR NO : 2021/7592
KARAR TARİHİ : 26.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 26.10.2021 Salı günü taraflar adına gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, borçlu … aleyhine takip yaptıklarını, takibin semeresiz kaldığını, borçlunun alacaklılardan mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazlarını 21.09.2007 tarihinde davalı annesi …’a, ortağı olduğu Turcan Taşımacılık Ltd. Şti’deki hisselerini 25.11.2011 tarihinde kardeşleri …, … ve …’a sattığını belirterek, bu tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın kabulüne ilişkin ilk karar Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 03.10.2017 tarih 2015/2588 Esas -2017/8555 sayılı karar ile kısa karar – gerekçeli karar arasında fark olduğu gerekçesi ile sair hususlar incelenmeksizin bozulmuş, bozmadan sonra mahkemece taşınmaz satışının iptaline karar verilmiş hüküm davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nun 277. maddesine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1-İİK’nun 284. maddesinde iptal davası hakkının, batıl tasarurfun vukuu tarihinden itibaren beş sene geçmekle düşeceği belirtilmiştir. Bu süre hakdüşürcü süre olup mahkemece resen dikkate alınması gerektiği gibi sürenin harhangi bir işlemle kesilmesi de söz konusu değildir. Somut olayda dava konusu taşınmazlar 21.09.2007 taihinde borçlu tarafından annesi …’e satılmıştır, dava ise 10.02.2014 tarihinde açıldığından beş yıllık süre geçmiş olması nedeni ile taşımaz satışı ile ilgili talebin ön koşul yokluğundan reddi ile vekil ile temsil edilen davalılar yararına karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin 7/2. maddesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde kabul kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
2-Davacı vekili dava dilekçesinde, iki adet taşınmazın davalı anneye yapılan satışı ile borçlunun ortağı olduğu şirket hisselerin davalı kardeşlere yapılan satış işlemlerinin iptalini istemiştir. Mahkemece, sadece taşınmazlar ile ilgili olarak hüküm kurulmuş, hisse satışlarının iptali istemi konusunda kabul kararı verilmediği halde davalılar …, … ve … aleyhine, yargılama giderlerine hükmedilmesi de isabetsiz olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar … ve … vekilinin, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle …, …, … ve … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, duruşmada vekille temsil olunmayan davalılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 26/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.