YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/15027
KARAR NO : 2021/10546
KARAR TARİHİ : 16.12.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 03/11/2021 Çarşamba günü davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan tarafların vekilleri dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını, yapılan başvuru neticesinde kısmi ve yetersiz ödeme yapıldığını açıklayıp 39.950,00 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafa yeterli ödeme yapıldığını ileri sürerek başvurunun reddini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davacı tarafa yeterli ödeme yapıldığı, davacının karşılanmamış zararı kalmadığından davanın reddine karar verilmiş, anılan karara karşı davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının kabulü ile hakem heyeti kararının kaldırılarak davanın kabulü ile 39.950,00 TL’nin tahsiline karar verilmiş, karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarara dayalı iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Başvuru sahibi vekili, davacının meydana gelen kazada yaralandığını ve malul kaldığını, davalı tarafça kısmi ve yetersiz ödeme yapıldığını açıklayıp iş göremezlik tazminatı talebinde bulunmuş, davalı vekili, davacı tarafa yeterli ödeme yaptıklarını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davacıda oluşan maluliyetin belirlenmesine yönelik olarak alınan 11/09/2017 tarihli raporda davacıda oluşan maluliyet oranının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre %12.1 olduğu belirlenmiş, daha sonra alınan 05/02/2018 tarihli raporda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacıda oluşan maluliyet
oranının %7 olduğu belirlenmiş, İtiraz hakem Heyetince %12.1’lik maluliyet oranı esas alınarak karar verilmiştir. Varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü; 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmeliği, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda davacıda oluşan maluliyet oranının tespitine yönelik olarak düzenlenen ve karara esas alınan 11/09/2017 tarihli raporda, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği esas alınarak rapor düzenlenmiş, hakem heyetince anılan rapor karara esas alınarak talebin kabulüne karar verilmiştir. Oysa maluliyete ilişkin alınacak raporların kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre düzenlenmesi gereklidir.
Davaya konu kaza tarihi 02/09/2016 olup, kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan yönetmelik; Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliktir. Buna göre, 05/02/2018 tarihli maluliyet rapor usulüne uygun ve karar vermeye elverişlidir. Davalı taraf da bu maluliyet oranı üzerinden davacı tarafa yeterli ödeme yaptıklarını ileri sürdüğüne göre davacının maluliyet oranının %7 olarak kabulü ile ödeme tarihindeki verilere göre tazminat hesabı yaptırılarak hasıl olacak sonuca göre, temyiz eden davalının lehine usulü kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından davacının başvurusunun kabulü ile kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına 4.744,50 TL vekalet ücretine karar verilmiş olup karar bu yönüyle de hatalıdır.
İtiraz Hakem Heyetince başvuru sahibi lehine vekalet ücretine karar verilirken Sigortacılık Kanununun 30. maddesinin 17. fıkrası ve 19/01/2016 tarihli, 29598 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine(maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydı ile) karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tam nisbi vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3)numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 3.050,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 16/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.