YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/15055
KARAR NO : 2021/11040
KARAR TARİHİ : 27.12.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 22/12/2021 Çarşamba günü davacı vekili Av. … geldi davalı adına gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; davacıya ait olup davalı nezdinde kasko sigorta poliçesiyle sigortalı olan aracın yaptığı kazada hasar gördüğünü ve eksper tarafından hasarın 76.202,28 TL olarak tespit edildiğini, davalının kazanın belirtilen yer ve şekilde gerçekleşmediği gerekçesiyle ödeme yapmadığını belirterek, 76.202,28 TL hasar bedelinin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; haklı sebep olmaksızın olay yerini terk eden sürücünün alkol ve ehliyet durumunun tespitini önleyici bu davranışı nedeniyle zararın teminat dışı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından; kaskolu araç sürücüsü olduğu iddia edilen davacının oğlunun MS atağı nedeniyle olay yerinden ayrıldığı ve olay yerini terkin haklı nedene dayandığı hususunun davacı tarafça ispat edilemediği; KSGŞ A.5. maddesi gereği zararın teminat dışı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karara davacı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine, İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından zararın teminat dışı olduğu gerekçesiyle verilen red kararına karşı davacı tarafça itiraz edildiği; İtiraz Hakem Heyeti’nin, hasar ile kazanın uyumlu olup olmadığının tespiti amacıyla yapılacak bilirkişi incelemesi için gerekli giderin 5 işgünü olarak belirlenen kesin sürede yatırılması, yatırılmadığı takdirde mevcut delil durumuna göre karar verileceği ihtarını içeren 14/07/2019 tarihli ara karar tebliğ edildiği halde, davacı yanın bu gideri yatırmadığı ve davacının zararını ispat edemediği gerekçesiyle itirazın reddine karar verdiği görülmektedir.
Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık, sigortalı aracın sürücüsü olduğu iddia edilen davacının oğlu … olay yerini terk etmesinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı;
sürücünün olay yerini terk etmesinin, davalı sigortacının alkol ve ehliyet durumunun tespitini önleyici niteliği ile zararın teminat dışı kalmasına yol açacak vasıfta olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Sigortalı araçta oluşan hasarın kaza ile uyumlu olmadığı konusunda davalı tarafın savunması ya da taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı dikkate alındığında, İHH’nin bilirkişi raporu alma gerekçesi yerinde değildir. Ayrıca, davacı vekili tarafından rapor giderinin yatırılması için kesin süre verilen ara kararın taraflarına tebliğ edilmediği iddia edildiği ve dosyada ara kararın tebliğine dair belge de bulunmadığından, İHH kararının gerekçesi bu yönden de yerinde bulunmamıştır.
6102 sayılı TTK’nın 1409/1. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartları’nın A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı, Kasko Sigortası Genel Şartları’nın A.5. maddesi ve TTK 1446/2 maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içindeymiş gibi ihbar ederse ispat yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer.
Somut olaya bakıldığında; 30/09/2018 tarihinde saat 02:30’da, İstanbul Ataşehir’de trafik kazasının meydana geldiği; kaza tespit tutanağında, davacıya ait araç sürücüsünün hafif virajlı yolda hakimiyet kaybı ile orta refüjde bulunan aydınlatma direğine çarptığı ve sürücünün olay yerini terk ettiği tespitleri yapılmıştır. Davacı taraf, MS hastası olan sürücü Kutay’ın olay yerine gelen çekici sürücüsüne araç anahtarlarını verdikten sonra, ilaçlarını kullanabilmek için evine gitmek zorunda kaldığını belirterek, sürücünün olay yerini terk etmesinin haklı nedene dayandığını iddia etmiş; bu hususların ispatı için de tanık dinlenmesini ve mobese kayıtlarının teminini talep etmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından, kaza tespit tutanağının sürücü olay yeri terk şeklinde düzenlenmesi nedeniyle, çekici sürücüsünün davacıya ait aracın sürücüsünü görmesi mümkün olmadığından tanık dinletme talebinin yerinde bulunmadığı; mobese kayıtlarının da davacı yana verilen 7 günlük kesin sürede sunulmadığı gerekçeleriyle, davacı yanın dayandığı hiçbir delil dikkate alınmadan karar verilmiştir. İHH’nin, delil incelemesindeki eksikliğe dayanan davacı itirazlarını incelemesi ve ekik kalan bu delillerin teminiyle karar vermesi gerektiği açıktır.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşında; taraflar arasındaki temel uyuşmazlık noktası ile sürücü olduğu iddia edilen davacının oğlu … olay yerini terk etmesinin haklı nedene dayanıp dayanmadığının belirlenmesi hususundaki ispat yükünün davacı sigortalıda olduğu gözetilmek suretiyle, davacının bu konudaki delillerinin (mobese kayıtlarının getirtilmesi ve davacı tanığının dinlenmesi) temin edilmesi; davacı yanın ispat yükümlülüğünü yerine getirip getiremediği değerlendirilerek, zararın teminat kapsamında olup olmadığı konusunda gerekçelendirmeyle karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA; dosyanın, hakem kararının saklanması kararını veren İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, 3.815,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya
verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 27/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.