YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/15198
KARAR NO : 2021/10183
KARAR TARİHİ : 13.12.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davacı vekili ile davalı vekili tarafından talep edilmiş, davacı vekilince de duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 08.12.2021 Çarşamba günü davacı vekili Av. … geldi, davalı adına gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; davalının trafik sigortacısı olduğu aracın da karıştığı kaza sonucunda araçlardan birinde yolcu konumunda olan davacının eşi Nesrin’in öldüğünü, davacının ölen eşinin desteğinden yoksun kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve sonradan artırılmak üzere 16.000,00 TL. tazminatın ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 09.10.2017 tarihli artırım dilekçesiyle taleplerini 47.594,45 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; sigortalı araç sürücüsünün kusur durumunun saptanması ve tazminat hesabının da yeni … Genel Şartları’na göre yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından; davanın kabulü ile 47.594,45 TL. destekten yoksun kalma tazminatının 28.07.2017 tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karara davacı vekili ve davalı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine, İtiraz Hakem Heyeti tarafından, taraf vekillerinin itirazının reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine; özellikle, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zararlara ilişkin tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılması, ancak Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı iptal kararı da gözetilerek, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren … Genel Şartları’ndaki düzenlemelerin değil Borçlar Kanunu ve Karayolları Trafik Kanunu düzenlemelerinin esas alınmasıyla hesaplamada 1,8 teknik faiz yönteminin değil progresif rant yönteminin dikkate alınması ilkeleri Dairemizce benimsendiğinden, karara esas alınan 07.10.2017 tarihli rapordaki hesap (PMF ve progresif rant yöntemiyle) biçiminin davalı lehine olması ve aleyhe bozma yasağı gereği tazminat hesap biçiminin bozma sebebi yapılamayacak olmasına; davacı için nispi tam vekalet ücretine hükmedilen İHH kararına karşı yapılan itiraz başvurusunda bu hususun itiraz konusu edilmediği ve davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate
alındığında, bu yöne ilişkin temyiz itirazının da yerinde görülmemesine; davacı desteği adına kayıtlı iki adet okul servisinin mirasen davacıya intikal edeceği de dikkate alındığında, bu araçların işletilmesinden elde edilen gelirin tazminat hesabına esas alınması gerektiğine dair temyiz itirazlarının yerinde görülmemesine göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazları ile davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
TBK’nın 53. (BK’nın 45/2.) maddesi gereği, destekten yoksunluk zararının hesabında müteveffanın gelirinin belirlenmesi, tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Davacı taraf, destek Nesrin’in market işleterek aylık ortalama 14.942,00 TL. gelir elde ettiğini iddia etmiş ve bu hususu ispat için, vergi kayıtlarını delil olarak sunmuş; karara esas alınan 07.10.2017 tarihli aktüer raporunda, destek Nesrin’e ait vergi kayıtlarındaki kazancın asgari ücretin altında kaldığı gerekçesiyle, destek Nesrin’in asgari ücret seviyesinde geliri olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmıştır.
Oysa; dosyaya sunulan vergi beyannameleri ve ticari kayıtlardan, davacı desteğinin işlettiği marketin iş hacmi ile işletmeyle ilgili işlem yoğunluğu da dikkate alındığında, ticari işletme işleten desteğin aylık gelirinin asgari ücret seviyesinde olduğunun kabulü, dosya kapsamına ve hayatın olağan akışına uygun düşmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; davacı desteğinin kendisine ait ticari işletmeyi işletip gelir elde ettiği, hayatın olağan akışına göre asgari ücretin üzerinde gelir etmesinin pek muhtemel olduğu da dikkate alınmak suretiyle, tazminat hesabının asgari ücretin üzerindeki (hakkaniyete ve dosya kapsamına uygun biçimde belirlenecek) gelir üzerinden yapılması için, daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınıp (hesabın günce verilerle, PMF ve progesif rant yöntemiyle yapılması gerektiği gözden kaçırılmadan), oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı biçimde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazları ile davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA; dosyanın, hakem kararının saklanması kararını veren İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne GÖNDERİLMESİNE; 3.815,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 2.439,22 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 13/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.