YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/15219
KARAR NO : 2021/6212
KARAR TARİHİ : 06.10.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 06.10.2021 Çarşamba günü davacı vekili Av. …… ile davalı vekili Av. …… geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan tarafların vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili 10.12.2018 tarihli Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurusunda; 28.11.2016 tarihinde davacının sürücüsü olduğu araç ile davalıya sigortalı aracın karıştığı kaza sonucunda davacının yaralanarak malul kaldığını, davalı … şirketine başvuru yapılmış ise de herhangi bir ödemenin yapılmadığını belirterek fazlaya dair talep hakkı saklı kalmak üzere 5,000,00 TL sürekli iş göremezlik maddi tazminat alacağının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, dava değerini 50.045,36 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini talep etmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, usulüne uygun bir başvuru bulunmadığı gerekçesiyle davacının talebinin reddine karar verilmiş; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine itirazın kabulü ile davanın kabulüne, 50.045,36 TL sürekli iş göremezlik tazminatı alacağının temerrüt tarihi olan 05.11.2018 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; İtiraz Hakem Heyeti kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde ve özellikle, oluşa uygun olarak düzenlenen kesinleşmiş ceza dosyasında hükme esas alınan uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının benimsenmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda, davacı vekili tarafından Hakem Heyetine başvuru sırasında sunulan Balıkesir Devlet Hastanesinin 18.10.2018 tarih 3836 sayılı Özürlü Sağlık Kurulu Raporuna göre davacının %8 oranında maluliyetinin bulunduğu tespit edilmiş ve Hakem Heyetince iş bu rapor hükme esas alınarak karar verilmiş ise de raporun hangi Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği belli değildir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Yine, ceza yargılaması sırasında alınan adli tıp uzmanı tarafından düzenlenen 16.01.2018 tarihli raporda, davacının yaralanması ile ilgili olarak herhangi bir anatomik eksiklik veya fonksiyonel bozukluk tespit edilmediği, yaralanmasının duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde olmadığı belirtilmiştir.
O halde İtiraz Hakem Heyetince; davacının kaza tarihi ve sonrasındaki tüm tedavi evrakları da eklenerek, davacıya ait bahsi geçen raporlar da irdelenmek suretiyle, kaza tarihi olan 28.11.2016 tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, ATK İhtisas Kurulu’ndan ya da üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından rapor alınıp, sonucuna göre, karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
3-Hakem Heyetince ve İtiraz Hakem Heyetince dava dışı SGK Başkanlığı tarafından davacıya yapılmış rücuya tabi ödeme olup olmadığının araştırılması yapılmadan karar verilmiştir.
Bu durumda; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’ndan davaya konu kazaya ilişkin olarak iş kazası yönünden araştırma yapılıp yapılmadığı ve olayın iş kazası olarak kabul edilip edilmediği; olayın iş kazası olarak kabulü suretiyle, davaya konu kaza sonucu gelir bağlanıp bağlanmadığı; gelir bağlanmış ise, rücuya tabi olup olmadığı; davacıya bağlanan rücuya tabi gelirin ilk peşin sermaye değerinin ne olduğu, rücu için dava açılıp açılmadığı hususlarının araştırılması; sonucuna göre, 5510 sayılı Kanun’un 21. maddesi hükmü gereği tazminattan düşülmesi suretiyle davacı tarafın talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA; 3.050,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 06/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.