Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/15247 E. 2021/10077 K. 09.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/15247
KARAR NO : 2021/10077
KARAR TARİHİ : 09.12.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tahkim yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 01/12/2021 Çarşamba günü davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan tarafların vekilleri dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Başvuru sahibi (davacı) vekili, davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 201.970,06 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Karşı taraf (davalı) vekili, davacıya yeterli ödeme yapıldığını ve aralarında ibraname düzenlendiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakemince, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; başvurunun reddine karar verilmiş, anılan karara karşı davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının kabulü ile hakem heyeti kararının kaldırılarak davanın kabulü ile 201.970,06 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmiş, karar, karşı taraf (davalı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası nedeni ile bedensel zarara dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili meydana gelen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp tazminat talebinde bulunmuş, davalı vekilince, tarafları aynı olan davada, davacı ile davalı arasında sulh protokolü ve ibraname başlıklı belge ile davalının davacıya 98.793,00 TL asıl alacak ödemesinin kararlaştırıldığını, açılan davanın da feragat nedeni ile reddine karar verildiğini, eldeki bu davanın da ibraname, feragat nedeni ile reddine karar verilmesini savunmuş, poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduklarını ileri sürmüş, İtiraz Hakem Heyetince başvurunun kabulü ile 201.970,06 TL maddi tazminata karar verilmiştir. Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Davalı …, kazaya neden olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısıdır.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir sorumluluk sigortası türüdür.
Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlıdır.
Somut olayda; kaza tarihi 14.08.2014 olup, kaza tarihinde geçerli, sakatlanma halinde kişi başına geçerli teminat limiti 268.000,00 TL olarak belirlenmiştir.
Eldeki bu davada davalı aleyhine, toplam 201.970,06 TL’ye karar verilmiştir. Oysa daha önce açılan davada davacı ile davalı arasında düzenlenen ibranamede 98. 793,00 TL asıl alacak yönünden sulh olunmuştur.
Buna göre davalı … şirketinin kaza tarihindeki geçerli teminat limiti 268.000,00 TL olup, teminat limiti dahilinde maddi tazminattan sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde teminat limiti aşılarak karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından davacının başvurusunun kabulü ile kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına 18.068,20 TL vekalet ücretine karar verilmiştir. Karar bu yönüyle de hatalı olup bozmayı gerektirmektedir.
İtiraz Hakem Heyetince başvuru sahibi lehine vekalet ücretine karar verilirken Sigortacılık Kanununun 30. maddesinin 17. fıkrası ve 19/01/2016 tarihli, 29598 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine(maktu ücretin altında kalmamak kaydı ile) karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tam nisbi vekalet ücretine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 3.815,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 09/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.