YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1620
KARAR NO : 2023/7890
KARAR TARİHİ : 13.06.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/ 2666 E., 2020/766 K.
HÜKÜM/KARAR : İstinaf İsteminin reddine / Davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/394 E., 2018/ 284 K.
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu … aleyhine takip başlatıldığını, takibin sonuçsuz kaldığını, dava konusu taşınmazı mal kaçırma amacı ile 16.12.2014 tarihinde diğer davalı …’ya devrettiğini belirterek; bu tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde, müvekkillerinin Ankara 6.Aile Mahkemesinin 27.03.2015 tarih 2015/172 Esas 2015/261 Karar sayılı ilamı ile boşandıklarını, boşanma protokolü gereği taşınmazın devredildiğini, ayrıca taşınmazın tümünün Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2016/18120 sayılı İpoteğin Paraya Çevrilmesi yolu ile yapılan bir başka takip dosyasında 04.04.2017 tarihinde satıldığını ve bir bedelin kalmadığını beyan ederek davanın reddini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “…Taşınmazın dava açılmadan önce dava dışı Halk Bankası’na devredildiği bu kapsamda dava konusu taşınmazda davalı …’nın diğer davalıya yaptığı pay devri yönünden icra yoluyla satış yetkisi verilemeyeceği gibi taşınmazın tamamının ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takipte satılması ve satış bedelinden geriye kalan bedel bulunmaması nedeniyle davalı … …in gerek kendi gerekse devraldığı dava zonusu pay yönünden uhdesine her hangi bir satış bedeli kalmadığı ve anılan davalının zenginleşmesinin söz konusu olmadığı zira ipotek alacaklısının eldeki davanın davacısına göre taşınmazın satış bedelinden öncelikli olarak alacağını tahsil etme sırasının bulunduğu ve Ankara 6. Aile mahkemesinin 2015/172 Esas ve 2015/261 Karar sayılı boşanma talepli davanın içeriği ve taşınmazın tamamı devir anında zaten ipotek ile yüklü olduğu için yapılacak devir işleminin ipoteğin paraya çevrilmesini engellemeyeceği de göz önüne alındığında davalı …’nın davacının alacağına ulaşmasını engellemek için diğer davalı ile danışıklı ve muvazaalı davrandığı yönünde vicdani kanaat oluşmadığı…” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Baş
halesi sonucu ipotek alacaklısı T. Halk Bankasına alacağına mahsuben 306.250,00 TL bedelle ihale edildiği, ihalenin kesinleşmesi üzerine taşınmazın anılan banka adına eldeki davadan yaklaşık üç ay önce 23.05.2017 tarihinde tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Taşınmazın ihaledeki satış bedeli, ipotek borcunu karşılamadığı ve davalı …’a ihale bedelinden para kalmadığı dolayısıyla İİK’nun 283/2 maddesi gereğince nakten tazminatla sorumlu tutulmasının şartları oluşmadığından, dosya içeriği, kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde ve davanın reddinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre temlik alan davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddi gerekmiştir.” gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf isteminn esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki sebepleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 277, 278, 279, 280, 281, 282, 283 ve 284 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve dava konusu taşınmazı tasarrufun iptali davası açılmadan önce borçlunun bir başka alacaklısı tarafından yapılan takipte satıldığı ve geriye bir bedelde kalmamış olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.