Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/16253 E. 2021/7379 K. 25.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/16253
KARAR NO : 2021/7379
KARAR TARİHİ : 25.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi istenilmekle 6763 sayılı Kanunun 45. Maddesi ile 6100 sayılı HMK’na eklenen geçici 4/1. Maddesi gereği temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra hazırlanan rapor ile dosya incelendi gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili; davalı ve davacının eşinin gayriresmi birliktelik yaşadığını, bu durumu öğrenen davacının psikolojik olarak zor bir süreç yaşadığını ve ikinci çocuğunu kaybettiğini, davacının yaşadığı bu süreç nedeniyle eşini terk ettiğini ve eşinin kendisini aldattığı kadının tacizlerine maruz kaldığını, kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu, davacının davalı tarafından kasıtlı olarak manevi zarara uğratıldığını belirterek, oluşan manevi zararın davalıdan tazmini isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili; davalı ile davacının eşinin arkadaş ortamında tanıştıklarını, şahsın tanıştıklarında davalıya evli olduğunu söylemediğini ve bir süre gizlediğini, davalının yaklaşık 6-7 ay sonra dava dışı eşin evli olduğunu öğrendiğini, bu durumu öğrenir öğrenmez kendisinden ayrıldığını belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen ilk kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine Dairemizce evlilik birliği devam ederken eşlerden biri ile evli olduğunu bilerek birlikte olan davalıya karşı açılan davanın tümden reddi gerektiği belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiş; mahkemece Dairemiz bozma ilamına karşı direnilmesine ve davanın kısmen kabulüne dair hüküm kurulmuş; karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Direnme kararının varlığından söz edilebilmesi için mahkeme bozmadan esinlenerek yeni herhangi bir delil toplamadan önceki deliller çerçevesinde karar vermeli, gerekçesini önceki kararına göre genişletebilirse de değiştirmemelidir. Somut davada mahkemece, tamamen yeni bir gerekçe ile hüküm kurulmuştur. Bu şekilde verilen hüküm esasen direnme niteliğinde olmayıp yeni hüküm olarak kabul edilmiş ve hükmün esasının incelenmesine karar verilmiştir.
Davacı vekili; dava dilekçesinde, davalının dava dışı eş ile birliktelik yaşayarak müvekkilinin evliliğinin sarsılmasına yönelik eylemi yanında, davacıya hakeret ve tehdit içerikli telefon mesajları yollayarak kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu iddiasına da dayanmıştır. Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda, davalının hem davacının eşi ile evlilik dışı birliktelik yaşaması nedeniyle vermiş olduğu zarar, hem de tehdit ve hakaret içerikli mesajları vasıtasıyla kişilik haklarına saldırıda bulunması nedeniyle vermiş olduğu zarar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar gerekçelendirilirken de davalının her iki eylemine dair olay ve olgulara dayanılmıştır.
Şu halde mahkemece, Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı gereği davalının evlilik dışı birliktelik yaşaması nedeniyle tazminat verilemeyeceği de gözetilip, her iki eylem ayrılarak, sadece kişilik haklarına saldırı oluşturan eylemleri nedeniyle davacı lehine tazminat verilebileceği de gözetilerek hüküm kurulması gerekirken her iki eylem yönünden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 25/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.