Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/16260 E. 2021/7266 K. 20.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/16260
KARAR NO : 2021/7266
KARAR TARİHİ : 20.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesi’nin 18.1.2018 gün 2015/9321 Esas- 2018/230 Karar sayılı ilamında; “1-Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 2918 sayılı KTK.nın 91.maddesinde motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu,Güvence Hesabı Yönetmeliği’nin 9.maddesinde trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için Güvence Hesabına başvurulabileceği, motorlu bisikletin tanımının yapıldığı 2918 sayılı KTK.nın 3. maddesinde de, silindir hacmi 50cc küpü geçmeyen içten patlamalı motorla donatılmış ve imal hızı saatte 50 km az olan bisiklet olduğu, 2918 sayılı Yasa’nın 103.maddesinde de motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğunun genel hükümlere tabi bulunduğu öngörülmüştür. Eldeki davada kaza yeri terk, görgü tespit tutanağında yaya olan davacıya çarpan motorsiklet sürücüsünün… olduğu tespit edilmiştir. Anılan kişi mahkemece ihbar edilen sıfatı ile verdiği ifadesinde de “kaza tarihinde bisiklet kullandığını, olay tarihinde karşı yönden gelen motorsiklete çarpmamak için manevra yaptığı sırada davacının aniden yola çıktığını ve bisiklet ile motorsiklet arasında kalarak sıkıştığını” belirtmiştir. Mahkemece söz konusu maddi olgu araştırılmadan eksik inceleme ile karar verilmiştir. O halde mahkemece yapılacak iş, ceza dosyasının bir örneği de dosyaya getirilmek sureti ile kazanın oluş şekli, kazaya karışan aracın/araçların cinsi ve kaza tarihinde zorunlu trafik sigortası yaptırma zorunluluklarının olup olmadığı, güvence hesabının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususlarının öncelikle araştırılarak sonucuna göre karar vermektir. 2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Maluliyetin tespiti bakımından alının 22.05.2013 tarihli adli tıp uzmanından alınan raporda davacının meslekte kazanma gücü kaybı tespit işlemleri yönetmeliğine göre %54,65 oranında malul olduğu, Adli Tıp 3. İhtisas Dairesinden alınan raporda ise meslekte kazanma gücü kaybı tespit işlemleri yönetmeliğine göre %20.9 oranında malul olduğu belirtilmiştir. Her iki rapor arasında açıkça ve büyük oranda bir çelişki bulunmaktadır. Yapılacak iş, öncelikle (2) nolu bentte belirtilen hususun
açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre güvence hesabının sorumlu olduğu tespit edilirse, dosya kapsamında bulunan maluliyete ilişkin Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu’ndan kaza tarihi olan 28.06.2010 tarihinde yürürlükte olan tüzük ya da yönetmeliğe uygun, çelişkiyi giderecek yeni bir rapor alınarak karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulü ile; 5.500,26 TL geçici iş göremezlik ve 20.916,83 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 26.417,09 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisinde, bozmaya uygun karar verilmiş olmasına kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1.353,85 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına .20/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.