YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/16500
KARAR NO : 2023/1670
KARAR TARİHİ : 13.02.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/462 Esas, 2020/338
KARAR : Davanın Reddine
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece verilen 05.01.2016 tarih ve 2016/4 – 2016/3 sayılı görevsizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine ilişkin karar Yargıtay tarafından onanarak kesinleşmiştir. Davacılar vekili tarafından aynı istemle Konya 2. İdare Mahkemesinde dava açılmış, idare mahkemesince olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulması üzerine, Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığının 25.09.2017 tarih ve 2017/332 Esas 2017/518 Karar sayılı ilamıyla davanın çözümünde adli yargının görevli olduğuna ve Mahkemenin görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmiş, yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 01.01.2014 tarihinde …’ın sevk ve idaresinde bulunan araç ile gerçekleşen trafik kazası sonucu adı geçenin öldüğünü, geriye eşi … ile çocukları …ve ….’ın kaldığını, diğer davacılar olan …..’nin ölen …’in anne ve babası olduğunu, kazanın meydana geldiği yolun bozuk olduğunu, bu yolun yenilenmesi gerektiğini, kaza anında bariyer ve gerekli levhaların bulunmadığını, ayrıcı orta beyaz çizgilerin bulunmadığını, idare tarafından gerekli denetimlerin yapılmadığını ve kar birikintilerinin temizlenmediğini, tuzlama yapılmadığını, gerekli önlem ve tedbirlerin alınmadığını, bu nedenlerle davalıların kusurlu olduğunu belirterek davacı eş …. için 75.000,00 TL, çocuklar için ayrı ayrı 25.000,00’er TL, anne ve baba …..000,00’er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı ve husumet yönünden reddinin gerektiğini, sorumlu olarak sadece Konya Büyükşehir Belediyesinin olması gerektiğini, davacı tarafın kazanın gerçekleştiği yerde var olduğunu iddia ettiği eksik ve kusurlu durumlar sebebiyle Karayolları Genel Müdürlüğüne husumet yöneltmesi gerektiğini, dava konusu olayın vuku bulmasında idarelerine atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı … Belediyesi vekili cevap dilekçesinde; davacıların talep ettiği manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, kazanın oluş şekli incelendiğinde araç sürücüsünün aracın hızını yol ve hava şartlarına uygun olarak ayarlayamadığını ve kazanın bu sebeple meydana geldiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alınan raporlarda müteveffanın %100 kusurlu olduğu, davalıların kusurlarının bulunmadığının sabit olduğu, kusursuz olan davalıların manevi tazminatla sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kusur raporlarının hatalı olduğunu ve savcılık soruşturmasında alınan kusur raporu ile çelişkili olduğundan çelişkinin giderilmesi gerektiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56 ncı maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3/2 maddesi gereğince uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (HUMK) 427 vd maddeleri,
3. Değerlendirme
İlk Derece Mahkemesi nihai kararlarının bozulması 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; davalıların kusurlu olmadığının sabit olmasına göre, usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesinin kararının ONANMASINA,
Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.