Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/1735 E. 2023/6551 K. 17.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1735
KARAR NO : 2023/6551
KARAR TARİHİ : 17.05.2023

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/347 E., 2021/199 K.
HÜKÜM/KARAR : Reddine /Esastan Reddine – Kısmen Kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Dörtyol 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/391 E., 2019/389 K.

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili ve vekalet ücreti yönünden davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davalılar vekilinin ise vekalet ücreti yönünden istinaf talebinin kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı …’un müvekkili bankaya borçlu olduğunu iş bu borç sebebiyle Dörtyol İcra Müdürlüğünün 2016/9690 sayılı takip dosyası ile hakkında takip başlattığını borçlu hakkında yürütülen takipte borçlu adına kayıtlı taşınmaz kaydına rastlanılmadığını borçlunun pasif mal varlığı araştırmasında Hatay İli Dörtyol İlçesi Numuneevler Mahallesi 326 ada 23 parsel C Blok 4. Kat 9 Nolu bağımsız bölümü 23.07.2015 tarihinde davalı …’a devrettiğini ancak devir işlemine rağmen davalı borçlunun tasarrufa konu bağımsız bölümde oturmaya devam ettiğini davalı borçlunun müvekkil bankayı zarara uğratmak kasti ile hareket ettiğini taraflar arasındaki işlemin muvazaalı olduğunu belirterek 23.07.2015 tarihli tasarrufun iptali ile davacı bankaya Dörtyol İcra Müdürlüğünün 2016/9690 sayılı takip dosyası üzerinden cebri haciz ve satış yetkisi tanınmasını talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; takibe konu borcun tasarruf işleminden sonra doğduğunu bu kapsamda İKK 277 ve devamı maddelerinde aranan şartın sağlanmadığını öte yandan müvekkilinin tasarrufa konu taşınmazda kiracı olarak oturduğunu çocukların eğitimi ve mevcut düzenlerinin hemen bozulmaması için kiraladığını dava konusu yeri 165.000,00 TL’ye diğer davalıya sattığını taraflar arasındaki devrin gerçek olduğunu muvazaalı olmadığını belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir.

2. Davalı …’a usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak davalının cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 01.10.2019 tarihli ve 2016/391 esas ve 2019/389 karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın devir tarihi itibari ile değerinin 141.000,00 TL olduğu davalı …’ın ise söz konusu yeri 165.000,00 TL bedelle satın aldığı ve banka aracılığı ile ödeme yaptığı ve davalı borçlunun ödemeye ilişkin banka dekontunu dosyaya sunmuş olduğu, davacı taraf davalı borçlunun devrettiği taşınmazda oturmaya devam etmesinin muvazaayı ispatlar nitelikte olduğunu iddia etmiş ise de tanık ifadesinden davalı borçlunun sunmuş olduğu kira kontratından ve banka dekontlarından taraflar arasında kira sözleşmesi olduğu ve davalı borçlunun kira bedelini ödeyerek dava konusu yerde oturmaya devam ettiği, yapılan kolluk araştırmasında davalılar arasında akrabalık ilişkisi olmadığı davalı …’ın davalı borçlunun ekonomik durumunu bilebilecek kişilerden olduğunun davacı tarafından ispatlanamadığı gibi davalı …’ın dava konusu yeri alabilecek ekonomik güce sahip olduğu, davacının davalıların kötüniyetli olduğunu ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve vekalet ücreti yönünden tüm davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde;davalının durumu ve açıklamasının somut olaya göre çelişki ve şüphe içerdiğini, devir tarihi ile kira kontratı arasında zaman farkı bulunduğunu, bu zaman diliminde davalının nerede oturduğunun da anlaşılamadığını, davalıların muvazaayı saklamak için organize şekilde hareket etmeye çalıştıklarını, ancak başarılı olamadıklarını, yerel mahkemenin bu hususlar üzerinde durmadan eksik inceleme ile yanlış karar verildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; taraflarına hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin taşınmazın değeri üzerinden hesaplanacak nispi vekalet ücreti olması gerekirken mahkemece maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “… satış bedeli ile gerçek bedel arasında fahiş fark olmaması, satış bedelinin banka aracılığı ile ödenmiş olması, dosya içindeki belgelerden satıştan sonra dahi davacı bankanın borçlu Yasin’e 05.09.2012 tarihli kredi sözleşmesine istinaden taşınmazın devir tarihi 23.07.2015 tarihinden sonra da yaklaşık 8 ayrı kalemde 399.600,00 TL meblağlı kredi kullandırmaya devam etmiş olması ve yine bu kredi borçlarına istinaden 478.600,00 TL ödeme yapıldığı dikkate alındığında, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Davalılar vekilinin hükmedilen vekalet ücretine ilişkin yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinde; Tasarrufun iptali davalarında istinaf sınırı, temyiz sınırı, harç ve vekalet ücreti iptali istenen tasarrufun, tasarruf tarihindeki değeri ile takip konusu alacak miktarı (kati aciz belgesi düzenlenmiş ise aciz belgesindeki miktar) karşılaştırılarak, düşük olan değer üzerinden dikkate alınacak şekilde hesaplacağından; dava konusu uyuşmazlıkta, davacının alacağının Dörtyol İcra Müdürlüğü’nün 2016/9690 E. sayılı dosyasında 290.194,52 TL olduğu, iptali istenen tasarrufun, tasarruf tarihindeki değerinin ise 141.500,00 TL olduğu dikkate alındığında, düşük olan taşınmazın tasarruf tarihindeki değeri olan 141.500,00 TL olduğu ve uyuşmazlığın esastan karar bağlandığı dikkate alındığında, bu miktar üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı görülmüş, davalılar vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi.

2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 277 ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; dava konusu gayrımenkulün tasarruf tarihindeki gerçek değeri ile tapuda gösterilen değeri arasında misli aşan fark olmadığının ve ödemenin banka kanalı ile yapılmış olduğunun anlaşılmasına, davalıların kötü niyetinin de davacı tarafından ispat edilememiş olmasına göre davacı vekilinin dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.