Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/1765 E. 2021/6761 K. 13.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1765
KARAR NO : 2021/6761
KARAR TARİHİ : 13.10.2021

MAHKEMESİ : …Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen tasarrufun iptali davasında verilen davanın reddine ilişkin hüküm hakkında davacı vekilinin başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelenmesi sonucunda; istinaf talebinin kabulü ile vekalet ücreti yönünden yeniden hüküm kurulmasına ilişkin kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ile dava dışı … Ambalaj Geri Dönüşüm Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti arasında düzenlenen 23.06.2006 tarihli ve 10.07.2012 tarihli kredi sözleşmesine davalılardan … ve …’nin müşterek borçlu/müteselsil kefil olduklarını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalı/kefiller aleyhine …İcra Müdürlüğünün 2015/7746 sayılı dosyası ile yapılan takipte alacağı karşılayacak miktarda menkul, gayrimenkul mal ile başkaca hak ve alacak bulunamadığını, davalılardan …’nin maliki bulunduğu …mahallesi 1893 ada 17 parsel 7/12 arsa paylı alt+üst kat 1 nolu bağımsız bölümde kayıtlı dubleks mesken niteliğindeki taşınmazı diğer davalı …’a 29/01/2015 tarihinde 764 yevmiye nol ile 230.000,00 TL bedelle,… mahallesi 6610 ada 1 parsel 1. kat 1 nolu bağımsız bölümde kayıtlı mesken niteliğindeki taşınmazı diğer davalı …’a 27/01/2015 tarihinde 1882 yevmiye no ile 220.000,00 TL bedelle, davalılardan …’nin maliki bulunduğu … mahallesi … mevki 632 ada 4 parsel 10/72 arsa paylı 2. kat 2 nolu bağımsız bölünde kayıtlı mesken niteliğindeki taşınmazı diğer davalı …’e 23/01/2015 tarihinde 1609 yevmiye no ile 300.000,00 TL bedelle devrettiklerini, söz konusu devirlerin muvazaalı olduğunu, alacaklılardan borç kaçırmaya yönelik olduğunu, müvekkili bankanın
alacağının söz konusu tasarruf işlemlerinden önce doğduğunu belirterek dava konusu taşınmazların ihtiyati haczine, dava konusu tasarruf işlemlerinin iptaline ve …İcra Müdürlüğünün 2015/7746 sayılı dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere cebri icra yetkisi verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davanın reddine karar verilmiş hüküm süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme neticesinde; vekalet ücreti yönünden istinaf talebinin kabulü ile hükmün sadece bu yönden düzeltilerek yeniden hüküm tesisine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. İİK’nun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da “iyiniyet kurallarına aykırılık” nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nispi nitelikte, yasadan doğan bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda takip dayanağının dava dışı… Ambalaj Geri Dönüşüm Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti arasında düzenlenen 23.06.2006 tarihli ve 10.07.2012 tarihli kredi sözleşmesine davalı … ve …’nin müteselsilen ve müştereken kefil sıfatı imza atarak sorumlu oldukları; davalı borçluların adreslerinde yapılan menkul hacizlerin İİK 105 maddesi anlamında aciz belgesi niteliğinde olduğu, davanın İİK 280 maddesinde belirtilen 5 yılık hak düşürücü süre içinde açıldığının anlaşıldığı, dolayısı ile dava koşullarının gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Davacıların farklı olduğu, davalıların ve dava konusu gayrımenkullerin aynı olduğu Yargıtay 17 Hukuk Dairesinin 2019/3773 E- 2020/7987 K sayılı ilamı incelendiğinde;
– Dava konusu… Mahallesi, 1893 ada, 17 parsel, 1 nolu dubleks meskenin davalı borçlu … tarafından davalı …’a devredildiği, …’nin annesi ile davalı …’ın eşinin anneannesi arasında kardeşlik ilişkisinin bulunduğu, İİK madde 280/1 hükmüne göre davalı …’ın davalı …’nin durumunu bilen ve bilmesi gereken kişilerden olduğu,
– … Mah. 6610 ada, 1 parsel 1 nolu mesken niteliğindeki taşınmazın davalı borçlu … tarafından davalı …’a devredildiği, …’ın kardeşleri dava dışı …’ın, davalı borçlu …’nin kredi borçlarına kefil olduğu dava dışı asıl borçlu …Ambalaj Geri Dönüşüm Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti ile ticari ilişkisi olduğunun ve davalı borçlu … ile davalı
…’ın kardeşi… arasında ticari ilişki olduğu, İİK madde 280/1 hükmüne göre davalı …’ın davalı borçlu …’nin durumunu bilen ve bilmesi gereken kişilerden olduğu,
– Dava konusu … İli, … Mahallesi, 632 ada, 4 parselde 2 nolu mesken niteliğindeki taşınmazın davalı borçlu … tarafından davalı …’e devredildiği, facebook kayıtlarına göre davalı … ile davalı borçlu’ …’in arkadaş oldukları, ayrıca asıl borçlu dava dışı …Ambalaj Geri Dönüşüm Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti ile ilgili facebook kayıtları incelendiğinde de davalı …’in arkadaşlığının bulunmasına, davalı borçluların şirketi ile davalı …’in şirketi olan …Hijyen Ürünleri ve Temizlik Maddeleri İnşaat İthalat İhracaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti arasında 2014 yılında cüzi de olsa ticari ilişki olmasına, davalı borçlular ile davalı …’in mali müşavirlerinin de aynı kişi (dava dışı …) olmasına göre İİK 280 hükmüne göre davalı …’in davalı borçlunun durumunu bilen ve bilmesi gereken kişilerden olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda tüm davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına; dosyanın HMK’nın 373/2. maddesi gereğince… Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 13/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.