YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1769
KARAR NO : 2021/6759
KARAR TARİHİ : 13.10.2021
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
İlk Derece
Mahkemesi : … 23. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ilk derece mahkemesinde görülen tasarrufun iptali davasında verilen davanın reddine ilişkin hüküm hakkında davacı vekilinin başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelenmesi sonucunda; istinaf talebinin reddine ilişkin kararın, süresi içinde davacı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü;
K A R A R
Davacı vekili, müvekkilinin davalı …’dan alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine … 7. İcra Müdürlüğü’nün 2015/21636 sayılı dosyası ile takip yapıldığını, davalı borçlunun aciz halinde olduğunu, davalı borçlunun adına kayıtlı “… İli, … İlçesi, 1286 ada, 16 parsede bulunan C Blok 16. kat, 66 nolu bağımsız bölümün mal kaçırma gayesi ile davalı …’e devredildiğinin tespit edildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufun iptaline, icra dosyalarındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere cebri icra yetkisi verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davanın reddine karar verilmiş hüküm süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme neticesinde; istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir
1-Dava İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da “iyiniyet kurallarına aykırılık” nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda mahkemece davalıların aynı köy nüfusuna kayıtlı oldukları ve bir sosyal paylaşım sitesi olan Facebook üzerinden arkadaş bulundukları anlaşılmakta, ancak davalı …’un davalı borçlunun durumunu bilen ve bilmesi gereken kişilerden olduğu başkaca deliller ile ispat edilemediği, dava konusu gayrımenkulün kaydında yer alan ipotek borcunun da davalı … tarafından ödenmesi sebebi ile bedel farkının da bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de davacı vekilinin istinaf başvurusunun aynı gerekçeler ile esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili davalıların aynı köy nüfusuna kayıtlı olmaları haricinde davalı borçlunun eşinin kızkardeşinin soyadının, davalı 3. kişinin soyadı da olan “…” olduğunu, davalı borçlu ile davalı 3. kişi arasında akrabalık ilişkisinin de bulunduğunu beyan etmesine göre, Mahkemece davalılar arasındaki akrabalık ilişkisi de belirlenerek, tasarrufun İİK 280/1 madde gereğince iptale tabi olup olmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın HMK’nın 373/1.maddesi gereğince ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 13.10.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.