YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/17692
KARAR NO : 2022/17028
KARAR TARİHİ : 14.12.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı … Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen başvurunun kabulüne dair karara karşı davacı ve davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine … tarafından verilen 25/03/2021 tarih 2021/İHK-5019 sayılı davacının itirazının reddine, davalının itirazının kısmen kabulüne dair kararın süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu … poliçesi olmayan aracın 07/02/2018 tarihinde yaptığı çift taraflı trafik kazasında yaralandığını ve malul olduğunu beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 15,001,00 sürekli maluliyet tazminatının temerrüt tarihinden avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Bilirkişi raporu doğrultusunda taleplerini 176.173,18 TL olarak artırmıştır.
Davalı vekili; tescilsiz aracın sigortalanmasının mümkün olmadığını bu nedenle kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini savunarak başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, başvurunun kabulü ile 140.938,54 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 13/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı vekili ve davalı vekilinin karara itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince davacının itirazın reddine, davalının itirazının kısmen kabulü ile 112.450,96 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 13/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerekçelere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, tarafların aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir
2-Tarafların diğer temyiz itirazlarına gelince:
Davacı vekili, müvekkilinin meydana gelen kazada yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp iş göremezlik tazminatı talebinde bulunmuştur.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliği esas alınarak hazırlanan ve davacının %15 oranında özür oranı olduğu belirtilen rapor İtiraz Hakem Heyetince karara esas alınmış ve talebin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre düzenlenmesi gereklidir.
07/02/2018 kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan ” Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” hükümleri esas alınması gerekirken kaza tarihinde yürürlükte olmayan yönetmeliğe göre düzenlenen raporun karara dayanak yapılması doğru olmamıştır.
O halde, İtiraz Hakem Heyetince, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalından kaza tarihi itibari ile yürürlükteki ” Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre usulüne uygun, denetime ve karar vermeye elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla yeni bir rapor alınıp hasıl olacak sonuca göre, temyiz eden davalının lehine usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Somut olayda, … … tarafından, davacı için 112.450,96TL tazminatın davalıdan tahsiline ve kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına toplam 2.926,57 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir.
5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu 30/17 md. ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasına “(13) (Ek:RG-19/1/2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” hükmü eklenmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu vekalet ücretinin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde maktu vetalet ücretinin de altında kalacak şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
4-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nın 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hakim tazminattan mutlaka indirme yapmak zorunda değilse de bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir. Hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınan veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve tazminattan indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir. Ayrıca hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi, indirim yapacak ise de Dairemizin uygulamalarına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapması gerekmektedir.
Somut olayda dosya kapsamından davacının bulunduğu motosikletin … poliçesi olmadığından Güvence Hesabına karşı başvurunun yapıldığı anlaşılmakla, emniyet ifadelerine göre sürücü ile davacının akraba oldukları ve davacının babaannesine gitmek üzere motosiklete bindiği sabit olmakla İtiraz Hakem Heyetince hesaplanan tazminattan yerleşik içtihatlarımız doğrultusunda %20 hatır taşımacılığı indirimi yapılması gerekirken davalı vekilinin bu yöndeki itirazlarının reddine karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle tarafların temyiz itirazlarının kabulüne, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerde davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, … kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ve davacıya geri verilmesine 14/12/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.