Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/18132 E. 2021/4984 K. 20.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/18132
KARAR NO : 2021/4984
KARAR TARİHİ : 20.09.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 23/03/2021 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı Bakanlık vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan Dairemizin 3/04/2019 tarihli ve 2018/3798 esas, 2019/2516 karar sayılı ilamı ile, “davacı kurumun yetkili temsilcisinin katılımı ve imzasıyla düzenlenen 06/06/2008 tarihli protokol uyarınca 2011 tarihine kadar davacının taksitler halinde ödemelerde bulunduğu, davacının yaptığı ödemelerle ilgili olarak herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmediği gibi, protokol metninde de bu hususta beyanda bulunmadığı anlaşılmış olduğundan davanın reddine karar verilmesi” gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiş, davacı vekilinin karar düzeltme istemi Dairemizin 24/02/2020 tarihli ve 2019/2491 esas, 2020/798 karar sayılı ilamı ile reddedilmiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekili ile vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma gereğince karar verilmiş olmasına göre davacının yerinde olmayan tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2) Davalının vekalet ücretine ilişkin diğer temyiz itirazına gelince;
Dava, sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak istemine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000,00 TL alacak isteminde bulunmuş, 01/10/2015 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 38.375,15 TL na yükseltmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak davanın tümden reddine karar verilmiş, kendisini vekille temsil eden davalı yararına 4.080,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13. maddesi gereğince, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.
Mahkemece dava tümden reddedildiğine göre, yukarıda açıklanan düzenlemeye aykırı olarak nispi avukatlık ücreti hesap ve takdir edilmesi gerekirken, maktu avukatlık ücreti takdir edilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, mahkeme kararının, 6217 sayılı Kanun’un 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenle hüküm fıkrasının 4. bendinde yer alan “davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan 4.080,00 TL nın davacıdan alınarak davalıya verilmesine” şeklindeki sözcük dizisinden “4.080,00 TL” rakamının çıkartılarak yerine “5.756,27 TL” rakamının yazılmasına, davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının ilk bentte açıklanan nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 14,90 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 20/09/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.