YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/18290
KARAR NO : 2022/16452
KARAR TARİHİ : 07.12.2022
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda; maddi tazminat açısından davanın açılmamış sayılmasına, manevi tazminatın kısmen kabulüne dair verilen 27/09/2018 günlü karara karşı davacı vekili ve davalı … vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen 01/04/2021 günlü Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi kararının Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı … vekili tarafından süresi içinde istenilmekle dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu araç ile davalı şirkete sigortalı ve diğer davalının kullandığı aracın 24/07/2015 tarihinde yaptığı kaza neticesinde yaralandığını, kaza nedeni ile ağır elem ve ızdırap yaşadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10,00 TL iş göremezlik tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsilini, 30.000,00 TL manevi tazminatın ise olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … ’dan tahsilini talep etmiştir.
Davalı … vekili; yetki itirazında bulunduklarını, davanın Ankara mahkemelerinde açılması gerektiğini, dosya içinde davacıya ait maluliyet raporu bulunmadığını, fahiş miktarda manevi tazminat talep edildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı … vekili, manevi tazminat taleplerinin poliçe teminat kapsamında olmadığını, davacıya 29/03/2016 tarihinde 73.670,00 TL ödeme yaptıklarını ve sulh olduklarını, tazminat hesaplaması yapılırken hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, faiz talebine itiraz ettiklerini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davacı vekilinin maddi tazminat talebini atiye bıraktığını beyan ettiğini, davalı vekilinin beyanı kabul ettiğini ve bu beyandan dönülemeyeceğinden davanın açılmamış sayılamasına karar verilmiş; karara karşı davacı vekili ve davalı … vekili istinaf yoluna başvurmuş, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı … vekilinin maddi tazminata yönelik temyizi bakımından;
7251 sayılı Kanun ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesine eklenen (g) bendine göre; “353 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında verilen kararlar” hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağı açıkça hüküm altına alınmış olup, hükmün gerekçesinde de; 353 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına giren durumlarda bölge adliye mahkemesinin duruşma yapmadan kesin olarak karar vereceği, fıkraya eklenen yeni (g) bendiyle, 353 üncü madde hükmü ile uyum sağlanarak Kanunun bütünlüğünün korunması amaçlandığı ifade edilerek 353 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında verilen kararların kesin nitelikte olduğu vurgulanmıştır.
Bu nedenlerle; HMK’nın 362. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde yapılan yollama gereği HMK’nın 353. maddesinin birinci fıkrasının, (a) bendinin, 5. alt bendine göre istinaf talebini inceleyen bölge adliye mahkemelerinin, yerel mahkemelerce usule aykırı olarak verilen davanın veya karşı davanın açılmamış sayılmasına dair kararları da kesin nitelik taşımaktadır. Somut olayda açıklanan mahiyette bir kararın bulunmasına göre HMK’nın 362/I-g maddesi göndermesi ile uygulanan HMK’nın 353/I-a.5 hükmü uyarınca, temyiz edilemeyecek mahiyetteki Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verilen davalı … vekilinin temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekili ve davalı … vekilinin manevi tazminata yönelik temyizi bakımından;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 sayılı Kanunun 44. maddesiyle HMK’ya eklenen Ek-Madde 1’de öngörülen yeniden değerleme oranı dikkate alındığında 2021 yılı için 78,630,00 TL’dir.
HMK 362/1-a ve 362/2. maddeleri gereğince temyiz edenin sıfatına göre hükmedilen ya da mahkemece kabul edilmeyen bölümünün miktar veya değeri 78.630,00 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin bölge adliye mahkeme kararlarının temyizi kabil değildir. Kesin olan kararların temyizinin istenilmesi halinde Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi tarafından bu konuda temyiz dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi verilmemiş olması halinde Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebilecektir.
Davacı tarafça 30.000,00 TL manevi tazminat talep edilmiş, mahkemece 7.000,00 TL manevi tazminatın kabulüne karar verilmiş olup davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyize konu edilen miktar, yukarıda belirtilen temyiz kesinlik sınırının altında kalmaktadır. O halde Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti olmayıp davacı vekili ve davalı … vekilinin temyiz dilekçesinin HMK’nın 362/1-a maddesi gereğince ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz dilekçesinin REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı … vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz dilekçesinin REDDİNE, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı …’ya geri verilmesine 07.12.2022 gününde Başkan …’ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Somut olayda İlk Derece Mahkemesince maddi tazminat yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup davacı vekili ve davalı … vekilinin istinaf yoluna başvurması üzerine bölge adliye mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, bölge adliye mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bölge adliye mahkemesince esas incelenmeden kararın kaldırılıp dosyanın gönderilmesi şeklinde verilen bir karar bulunmadığından maddi tazminat yönünden verilen karar HMK 353/(1)-a) maddesi kapsamında değildir. Bölge adliye mahkemesinin esastan red kararı 6100 sayılı HMK’nın 353/(1)-b)-1) maddesi kapsamında olup aynı kanunun 362. maddesinde yer alan temyiz edilemeyen kararlar arasında sayılmadığından maddi tazminat yönünden işin esasına girilerek temyiz incelemesi yapılması gerekirken (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 09/03/2020 tarihli, 2020/599-2020/1161 E.K. sayılı kararı; 25/01/2021 tarihli, 2020/3784-2021/201 E.K. sayılı kararı; 04/11/2021 tarihli, 2021/21473-2021/8229 E.K. sayılı kararı; 25/11/2021 tarihli, 2021/24255-2021/9218 E.K. sayılı kararı da bu yöndedir.) 1) nolu bentte maddi tazminat yönünden davalı … vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar veren sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum.