YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/18386
KARAR NO : 2021/5342
KARAR TARİHİ : 22.09.2021
Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki Spor Hizmet ve Faaliyetlerinde Üstün Başarı Gösterenlerin Ödüllendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine dayalı ödül bedelinin tahsili istemine ilişkin alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddine dair verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesinin 1. fıkrası b bendinin 1 numaralı alt bendi gereğince; davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; müvekkilinin doğuştan görme engelli olan … Engelliler Halter Şampiyonu (A) milli sporcusu olduğunu, 3289 sayılı Gençlik ve Spor Hizmetleri Kanunu’nun Ödül ve Sponsorluk başlıklı maddesi uyarınca, müvekkilin başarısı hangi kapsamda değerlendirilirse değerlendirilsin oranı değişecek olmakla birlikte mutlaka ödüle müstahak olduğu aşikar olmasına karşın bugüne dek hiçbir maddi ödül almadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin 2009-2019 yılları arasında katıldığı Dünya ve Avrupa şampiyonlarında gösterdiği başarılar nedeniyle Spor Hizmet ve Faaliyetlerinde Üstün Başarı Gösterenlerin Ödüllendirilmesi Hakkında Yönetmelik uyarınca alması gerekip de alamadığı ödüllerin davalı kurumlardan tahsili için belirsiz alacak davası olarak açtıkları davada şimdilik 1.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, yargılama sonunda; davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2/1-b maddesinde yer alan ” İdari eylem ve işlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları ” kapsamında idari yargı yerince çözümlenmesinin gerektiği, davaya bakmakla idari yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın yargı yolu caiz olmadığından reddine karar verilmiş; karara karşı davacı tarafça istinaf yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince:
Dava, milli sporcu olan davacının, Spor Hizmet ve Faaliyetlerinde Üstün Başarı Gösterenlerin Ödüllendirilmesi Hakkında Yönetmelik uyarınca kendisine verilmediği iddia olunan ödül bedelinin davalılardan istemine ilişkindir.
3289 sayılı Gençlik ve Spor Hizmetleri Kanunu’nun ek 9. maddesinin 8. fıkrasında; “Tahkim Kurulu, federasyon ile kulüpler, sporcular, hakemler, teknik direktör ve antrenörler arasında çıkacak ihtilaflarla, federasyonlarca verilecek kararlar ile disiplin veya ceza kurulu kararlarını, ilgililerin itirazı üzerine inceleyerek sonuçlandırır.” hükmüne yer verilmiştir.
Yine Spor Genel Müdürlüğü Tahkim Kurulu Yönetmeliğinin 5. maddesinde “Tahkim Kurulu; Federasyon ile kulüpler, sporcular, hakemler, teknik direktör ve antrenörler arasındaki ihtilafları, ilgililerin itirazı üzerine inceleyerek kesin sonuca bağlar……Spor federasyonlarının organ ve kurullarının, sporun disiplinine ilişkin olarak ihtar, kınama, para cezası, küme düşürme, hak mahrumiyeti, ligden ihraç, tescil iptali, üyeliğin askıya alınması ve üyelikten ihraç gibi kararları ve sporun yönetilmesine yönelik statü, talimat ve benzeri hukuki düzenlemeleri, müsabakaların icrası, tatili, ertelenmesi gibi verdikleri tüm kararlarına karşı sadece zorunlu tahkim yoluna gidilebilir. Kurulun kararları kesin olup, bu kararlara karşı istinaf, temyiz, karar düzeltme gibi yargı organları nezdinde kanun yollarına başvurulamaz. Bu kararların hukuka aykırı olduğu iddiasıyla tespit, iptal ve tazminat davası açılamaz.” şeklinde bir düzenleme mevcuttur.
Anayasa’nın 59. maddesinde de spor federasyonlarının spor faaliyetlerinin yönetimine ve disiplinine ilişkin kararlarına karşı ancak zorunlu tahkim yoluna başvurulabilir. Tahkim kurulu kararları kesin olup bu kararlara karşı hiçbir yargı merciine başvurulamaz, denilmekle dava konusu ve benzeri uyuşmazlıkların çözümü için zorunlu tahkim şartı getirilmiştir.
Bu kapsamda tarafların sıfatı gereği aralarındaki uyuşmazlığın tahkim usulüne göre çözümlenmesi gerektiği gözetilerek, sözü edilen yasa hükmü uyarınca dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken davanın yargı yolu caiz olmadığından reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle; temyiz edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 373/1. maddesi gereğince kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 22/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.