Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/18582 E. 2021/11154 K. 28.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/18582
KARAR NO : 2021/11154
KARAR TARİHİ : 28.12.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen22/12/2021 Çarşamba günü davacı vekili Av. … geldi, davalı adına gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, 01/09/2020 tarihinde meydana gelen olayda davalı nezdinde kasko sigortalı aracın açılır tavan direklerinin kesildiğini, tentesinin çalınmış olduğunu ve aracın hasara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 100 TL hasar bedeli tazminatını davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini 56.208,60 TL’ye arttırmıştır.
Davalı vekili, talebin reddini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, başvurunun reddine karar verilmiş; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına davacı vekilince itiraz edilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesi gereği tazminat istemine ilişkindir.
Davacıya aracın davalı şirket nezdinde kaskolu olduğu ve davacı tarafından gerçekleştiği ileri sürülen hırsızlık rizikosu tarihinin poliçe yürürlük süresi içerisinde olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kaskolu aracın tentenelerinin gerçekten çalınıp çalınmadığı ve poliçede teminat verilen hırsızlık rizikosunun gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır.
Mal sigortaları türünden olan kasko sigortasının teminat kapsamını belirleyen KSGŞ A/1 maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler ve fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütünü sigortanın teminatı kapsamındadır.

Diğer taraftan, poliçe tanzim tarihi ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 1409/1. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartları’nın A.5. maddesi ve TTK’nın 1446/2. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer.
Bu ilkeler doğrultusunda somut olaya bakıldığında; davacının, sigortalı aracının 01/09/2020 tarihinde park edildiği sokaktan aracın tentenelerinin sökülmek suretiyle çalındığı ve araçta hasar oluştuğu iddia ederek davalı sigortacıya hasar ihbarında bulunduğu; davalı sigortacının ihbar üzerine yaptırdığı araştırma üzerine düzenlenen araştırma raporunda, hırsızlık rizikosunun gerçekleşmediğine ilişkin birtakım tespitler yapıldığı; davacı tarafından olayla ilgili hırsızlık olayının gerçekleştiği 01/09/2020 tarihinde polise müracaat edildiği, olayla ilgili polis memurlarınca tutulan 01/09/2020 tarihli müracaat formu içeriğinde suç yeri görünümü olarak sokak üzerinde park halinde bulunan aracın açılır tavan direklerinin, aracın sağ ve sol tarafındaki direklerin bağlantı plastik ve kollarının kırılmış olduğu ve arka cam krikolarının zorlamadan dolayı bozulmuş olduğunun tespit edildiği görülmektedir.
Davalı … şirketi hırsızlık olayının şüpheli olduğunu iddia etse de, dosyaya buna ilişkin somut bir delil sunamamıştır. Böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığını ispat yükü sigortacıya düşmektedir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, aracın tentenelerinin sigortalının iddia ettiği gibi çalınmadığının soyut iddialarla değil ancak somut delillerle kanıtlanması gerektiğinden, davalı … şirketince ortaya konulan deliller ispat yükünü tersine çevirecek derecede somut nitelikte olmadığından, oluşan rizikonun ve davacının zararının teminat kapsamında kaldığının kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 3.815,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 28/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.