YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/18916
KARAR NO : 2021/7164
KARAR TARİHİ : 20.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Birleşen … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/… esas sayılı dosyası
Birleşen … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/… esas sayılı dosyası
Birleşen … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/… esas sayılı dosyası
Birleşen … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/… esas sayılı dosyası
Birleşen … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/… esas sayılı dosyası
Taraflar arasındaki haksız eylem nedeniyle maddi tazminat ve menfi tespit istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne dair verilen 07.04.2021 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
-K A R A R-
Hükmüne uyulan Dairemizin 04.02.2019 gün 2016/15371 E. 2019/414 K. sayılı ilamında; “…Dosya kapsamından, davalılardan … ve … hakkında … Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/76 esas 2016/40 karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda zincirleme basit zimmete yardım etmek suçundan mahkumiyet kararı verilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Şu durumda mahkemece, adı geçen davalıların dava konusu haksız eylemden sorumluluklarına gidilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Mahkemece, haklarında ceza yargılaması bulunmayan diğer davalılar yönünden dava konusu zararın oluşmasında sorumluluklarının bulunup bulunmadığı araştırılmadan yazılı gerekçeyle karar verilmiş olması doğru değildir. HMK’nın 297. maddesi uyarınca; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bu yön, kamu düzenine ilişkindir. Dosyanın incelenmesinde; asıl ve birleşen davaların farklı davalılar aleyhine ikame edildiği, asıl ve birleşen davalarda ayrı ayrı maddi tazminat isteminde bulunulmasına rağmen, mahkemece asıl ve birleşen davalar yönünden tek bir hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Şu halde mahkemece, davaların birleştirilmesi halinde birleşen davalar ayrı dava olma özelliğini korumalarına rağmen, yukarıda açıklanan yasal düzenleme gözetilmeksizin asıl ve birleşen davalar yönünden ayrı ayrı hüküm tesis edilmesi gerektiği” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uygun yapılan yargılama neticesinde, mahkemece asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiş, söz konusu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi olanağı bulunmamasına göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı temyiz peşin harcın onama harcına mahsubuna, 20/10/2021 oybirliğiyle karar verildi.