YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/19006
KARAR NO : 2022/16088
KARAR TARİHİ : 05.12.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davası hakkında … … tarafından verilen karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin 08/02/2021 tarih ve 2021/İHK-3683 sayılı itirazın reddine dair verilen kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan … plakalı araç ile müvekkillerinin murisi …’nın sevk ve idaresindeki motosikletin çarpışması sonucu …’nın yaralandığını ve malul kaldığını, …’nın geçirdiği trafik kazasına bağlı olarak 10/04/2019 tarihinde vefat ettiğini, bu nedenle yasal mirasçı olan davacıların … plakalı aracın sürücüsünün kusuruna isabet eden …’nın iş göremezliği ve bakıcı giderine ilişkin maddi tazminat haklarına halef olduklarını, kaza nedeniyle muris …’nın %100 malul kaldığını belirterek olay tarihi ile ölüm tarihi arasındaki iş göremezlik ve bakıcı giderinin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
… Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davanın kabulü ile 66.487,53 TL bakıcı gideri ve 52.503,52 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 118.991,05 TL’nin 11/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
a) İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/394 Esas sayılı dosyasında ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusur raporunda davacıların murisi …’nın meydana gelen kazada %15 oranında, davalı tarafından sigortalanan … plakalı aracın %85 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacılar tarafından başvuru sırasında bu rapora dayanıldığı görülmektedir. Murisin trafik kazasına bağlı olarak öldüğü iddiası ile destekten yoksun kalma tazminatının tahsili talebi ile davacılar … ve … tarafından Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğu, 2020.E.53931 başvuru numaralı başvuru sırasında alınan kusur raporunda ise davacıların murisi …’nın meydana gelen kazada %25 oranında, davalı tarafından sigortalanan 34 LZ 2235 plakalı aracın %75 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır.
Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, davacılardan … ve …’nın 2020.E.53931 başvuru numaralı başvuruları sırasında alınan kusur raporu dosya arasına alındıktan sonra tüm dosya kapsamı gözetilerek kusura ilişkin çelişkiyi giderecek yeni bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
b) 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin (17) numaralı fıkrası ve 19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 6. maddesi ile adı geçen Yönetmeliğin 16. maddesine eklenen 13. fıkra uyarınca tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 17. maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre de Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nispi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nispi ücretin beşte birine hükmedilir.
Açıklanan nedenlerle; …’nce davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT’nin 13. maddesi ve AAÜT’nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle de bozulması gerekir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2/a, b) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenlerle reddine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 05.12.2022 gününde Üye … ve Üye …’nın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar sebebiyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/14. maddesinde; ”Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Dosya içeriğinden; davacıların murisi … tarafından Axa Sigorta AŞ aleyhine İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/394 esas ve 2021/633 karar sayılı dosyasında aynı trafik kazasına dayalı olarak açılan maddi tazminat davası sonucunda davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Şu durumda, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/14. maddesi gereği mahkemeye intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamayacağı gözetilerek dava şartı noksanlığı sebebiyle başvurunun usulden reddine karar verilmesi ve … kararının bu nedenle bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.