Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/19690 E. 2022/16531 K. 08.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/19690
KARAR NO : 2022/16531
KARAR TARİHİ : 08.12.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılaması sonunda davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davacı vekili ile davalı vekilinin başvurusu üzerine yapılan itiraz incelemesinde İtiraz Hakem Heyetince davacı yönünden tam, davalı yönünden itirazın kısmen kabulüne dair verilen kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, 22.06.2019 tarihinde davacının yolcu olduğu araç ile davalı … şirketine trafik (…) sigorta poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.700,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 300,00 TL rapor üceti olmak üzere toplam 5.000,00 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş; 28.12.2020 tarihli dilekçesi ile talebini 154.271,38 TL’ye yükseltmişir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kısmen kabulü ile 123.177,00 TL sürekli iş göremezlik, 300,00 TL Adli Tıp Rapor ücreti olmak üzere toplam 123.477,00 TL tazminatın 08.07.2020 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile sigorta şirketinden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; karara, davacı vekili ile davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince; itirazların davacı yönünden kabulüne, davalı yönünden kısmen kabulüne, itiraza konu kararın kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile 117.808,47 TL sürekli iş göremezlik ve 300,00 TL rapor ücreti toplamı 118.108,47 TL tazminatın 08.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’den alınarak davacı başvurana verilmesine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davacının kazada yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp tazminat talebinde bulunmuş, tazminat hesabına yönelik olarak alınan aktüer raporunda davacının bakiye ömrünün tespitinde PMF-1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre ve TRH 2010 Tablosu ve teknik faiz olarak %1.8 oranına göre seçenekli hesap yapılmış, Uyuşmazlık Hakem Heyetince anılan aktüer raporundaki PMF-1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılan hesap seçeneği karara esas alınmıştır. Davalı vekilinin itirazı üzerine ise İtiraz Hakem Heyetince; anılan aktüer raporundaki davacının bakiye ömrünün tespitinde TRH 2010 Tablosu ve teknik faiz olarak %1.8 uygulanan hesap seçeneği benimsenmiş, anılan rapor karara esas alınarak davalı itirazı kısmen kabul edilmiştir.
Trafik kazasında bedensel zarara uğrayan ve buna dayalı olarak işgücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmalarıyla “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu’na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Bu itibarla; tazminat hesaplamasında, TRH 2010 Tablosu’nun kullanılmasında bir isabetsizlik görülmemiş olmakla birlikte, davacı vekilinin … kararına hesaplama yöntemine dair bir itirazı bulunmadığından PMF 1931 Tablosu’nun kullanılması gerektiğine ilişkin kabulü nedeniyle, tazminat hesabında PMF 1931 Tablosu’nun kullanılması gerekli görülmüştür.
Tazminat hesaplamasında, yeni ZMSSGŞ ve ekindeki cetvellere göre hesaplama yapılmış ise de, Anayasa Mahkemesi’nin 17/07/2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK’nın 90. maddesindeki “bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir” bölümündeki “bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni … Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü uygulaması anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, %1,8 teknik faiz uygulanmadan ve Yargıtay uygulamaları ile kabul edilen progresif rant yöntemi kullanılarak yapılması gereklidir ki, esas alınan aktüer raporu bu yönüyle de yeterli değildir.
Açıklanan tüm hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacı için, PMF 1931 Tablosu’na göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi (davalı lehine olacak biçimde daha kısa ömür süresi belirlediği halde davacı vekilinin … kararına hesaplama yöntemine ilişkin bir itirazı bulunmadığı sadece müterafik kusur indirimi uygulanmaması gerektiğine dair itiraz bulunduğundan), %1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından da “progresif rant” formülü kullanılarak yapılan tazminat hesabına göre karar verilmesi gerekirken İtiraz Hakem Heyetince davalı tarafın itirazı kabul edilerek TRH 2010 Tablosu ve 1.8 teknik faiz kullanılarak yapılan hesaplamaya göre karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 08.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.