YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/20621
KARAR NO : 2021/10611
KARAR TARİHİ : 20.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının kabulüne dair verilen kararın davacılar vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacılar vekili; davalının trafik sigortacısı olduğu aracın yaptığı kaza sonucu araçta yolcu olarak bulunan davacıların eşi/ annesi …’nin öldüğünü, davacıların ölenin desteğinden yoksun kaldığını, davalı sigortacı tarafından 103.413,00 TL. tazminat ödenmişse de bu bedelin gerçek zararı karşılamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 700,00 TL. tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş; 13/12/2013 tarihli ıslah dilekçesiyle, toplam taleplerini 55.943,02 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; davacıların zararından öncelikle karayolu yolcu taşımacılığı mali sorumluluk sigortacısının sorumlu olduğunu, davacılara ibra karşılığı ödeme yapıldığından sorumluluklarının son bulduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davanın kabulü ile davacı … için 43.827,96 TL, … için 893,29 TL, … için 1.154,20 TL, … için 1.499,48 TL, … için 1.926,23 TL, … için 3.637,49 TL. ve … için 3.004,37 TL. tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı vekili ve davacılar vekilinin davacılar …, … ve … lehine hükmedilen tazminatlara ilişkin temyiz talebi bakımından; 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01.01.2014 tarihinden itibaren 1.890,00 TL’ye çıkarılmıştır.
Somut olayda; davacı tarafın ıslahı dikkate alınarak davacı … için 893,29 TL, … için 1.154,20 TL, … için 1.499,48 TL. tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş; bu karara karşı davalı vekili ve davacılar vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
Davacılar …, … ve …’ın tazminat alacağı aktüer raporuyla 893,20 TL, 1.154,20 TL. ve 1.499,48 TL. olarak hesap edilmiş ve davacılar vekili bu davacılar için ıslahla anılan bedellerin tahsilini istemiş ve mahkeme tarafından, bu miktarlar hüküm altına alınmış; bu karara karşı (davacılar lehine hükmedilen tazminatlar ve vekalet ücretleri yönünden) davacılar vekili ve davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
Davacılar …, … ve … için hesap edilen ve hüküm altına alınan tazminatlar ile işbu tazminatların fer’i niteliğinde olan vekalet ücretine ilişkin karar, anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden, miktar itibariyle davacı ve davalı taraf yönünden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01/06/1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, adı geçen davacılar vekili ve davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin diğer davacılar lehine hükmedilen tazminatlara ilişkin temyiz talebi yönünden; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine; özellikle, Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi’nin cevabi yazısı ile, davaya konu kazayı yapan aracın zorunlu karayolu yolcu taşımacılığı mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunmadığı saptandığından, davalı trafik sigortacısının zarardan sorumlu olduğuna ilişkin kabulde bir isabetsizlik bulunmamasına; davalı sigortacının davadan önce ödediği miktar ile ödemesi gereken miktar arasında açık yetersizlik bulunduğundan, davacıların 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 111/2. maddesi gereği ibranın iptalini talep etme hakkı bulunmasına ve davadan önce verilen ibranın makbuz hükmünde olmasına; davacıların tazminat alacaklarını usulünce (aşağıda belirtilen yön dışında) hesap eden 18.11.2013 tarihli aktüer raporunun benimsenmesinde bir usulsüzlük görülmemesine göre, davalı vekilinin diğer bütün temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Dava, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Pasif devre zararının hesaplanması sırasında esas alınan ücretin, bir çalışmanın karşılığı değil, ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığı olduğu, ücretle fiilen çalışanlara uygulanmak için getirilen asgari geçim indiriminin, ücretli bir çalışmanın söz konusu olmadığı pasif dönem (devre) zararının hesaplanmasında dikkate alınamayacağı açıktır. Zira, asgari geçim indirimi (AGİ), ücretin eki olmadığından, tazminat alacaklarının hesaplanmasına esas ücrete dahil edilemez.
Hükme esas alınan 02/05/2013 tarihli kök ve 18/11/2013 tarihli ek aktüer raporunda; desteğin pasif devresi doğru biçimde tespit edilmiş olmakla birlikte; 2040- 2043 arasındaki bu devrede de AGİ dahil edilmiş asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığı görülmektedir ki rapor bu yönden hatalı hesaplama içermektedir.
Açıklanan vakıalar karşısında; mahkeme hükmünün tazminat miktarları yönünden sadece davalı tarafça temyiz edildiği ve davacılar vekilinin vekalet ücretleri için temyiz yoluna başvurduğu, hükme esas alınan aktüer raporundaki hesaplamalar bakımından davalı taraf yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınarak, hesaplamanın 2013 verilerine göre yapılması (işlemiş/ işleyecek devrenin bu tarihe göre belirlenmesi) suretiyle davacılar desteğinin pasif devresi olarak tespit edilen dönem için, AGİ dahil edilmemiş asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması hususunda ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
4-Davada vekille temsil edilen davacılar (tazminat miktarı kesin olduğu için fer’i niteliğindeki vekalet ücretlerine ilişkin temyiz talebi reddolunan …, … ve … dışında kalan) ihtiyari dava arkadaşı olduğu için herbir davacı yararına ayrı ayrı nisbi (maktunun altında kalmamak ve hükmedilen tazminat miktarını aşmamak kaydıyla) vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken, tüm davacılar için maktu tek vekalet ücretine karar verilmesi de doğru olmamıştır.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekili ve davalı vekilinin temyiz dilekçelerinin, bir kısım davacılar lehine hükmolunan tazminatlara ilişkin kısım yönünden mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; hükmün (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı yararına ve (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ve davalıya geri verilmesine 20/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.