YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/20653
KARAR NO : 2021/10867
KARAR TARİHİ : 22.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 17 Hukuk Dairesinin 19.07.2018 gün, 2016/2551 E- 2018/7334 K sayılı ilamında; “…. davalı … tarafından davacı aleyhine açılan istihkak dava dosyasının ve dava konusu aracın satışlarına ilişkin tüm noter satış belgelerinin de dosya arasına alınarak, davalı borçludan aracı satın alan Sevilay, ve Selami’nin de davaya dahil edilmesi, bu aracı satın alan kişilerin kötü niyetli olup olmadıkları araştırılarak, kötü niyetli yani borçlunun durumunu bilebilecek şahıslar oldukları tesbit ve ispat edildiği takdirde bu kişiler yönünden de tasarrufun iptaline karar verilmesi aksi halde ise İİK’nın 283/2. maddesi uyarınca üçüncü kişinin malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında bedelle sorumlu tutulması gerektiği” gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, İİK 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. İİK’nun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da “iyiniyet kurallarına aykırılık” nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nispi nitelikte, yasadan doğan bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu
borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
Tasarrufun iptali davalarının dinlenebilmesi için borcun, iptali istenen tasarruftan önce doğması dava ön koşulu olup mahkemece res’en araştırılmalıdır. Dava koşulu gerçekleşmediği takdirde işin esası hakkında hüküm kurulamaz.
Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu … aleyhine 26.06.2013 keşide tarihli , 21.000 TL bedelli bonoya dayalı olarak Eskişehir 4. İcra Müdürlüğü’nün 2013/261 sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığı, takibin kesinleştiği, davalı borçlu tarafından … plakalı aracın davalı borçlunun eşi olan …’a, ondan …’ya ondan da …’e devredildiği davalıların mal kaçırma gayesi içinde olduğu gerekçesi ile iş bu davanın açıldığı belirtilmiştir.
Bono keşide tarihinin 26.06.2013 tarihli olması, dava konusu ilk tasarrufun ise bono keşide tarihinden önce 13.11.2012 tarihinde olması , davacı tarafından dava konusu bononun tasarruf tarihinden önceki ticari ilişkiye dayalı olduğunun da ispat edilememiş olmasına göre ve bozma öncesinde yapılan yargılama sırasında davalı borçlunun aciz halinde olduğu, dosyaya ibraz edilen haciz tutanağının İİK 105 kapsamında aciz vesikası hükmünde olduğu iddia edilmişse de haciz tutanağının incelenmesinde; dava konusu … plakalı aracın fiiili haczine ilişkin olduğu, aracın kıymetinin 50.000 TL olarak belirlendiği, ve aracın yediemine teslim edildiğinin görüldüğü, bu hali ile fiili kıymet taktir tutanağı hükmünde olan haciz tutanağını İİK 105 kapsamında aciz vesikası hükmünde olmamasına göre mahkemece dava şartı yokluğundan davanın reddine karar vermesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’e geri verilmesine 22/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.