YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/21676
KARAR NO : 2021/10607
KARAR TARİHİ : 20.12.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davanın kabulüne ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalılar vekillerinin itirazının reddine dair verilen kararın davalılar vekilleri tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili; davalıların trafik sigortacısı olduğu araçların yaptığı kaza sonucunda, Halk Sigorta tarafından sigortalı araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralanıp % 24 oranında malul kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.100,00 TL. sürekli işgücü kaybı tazminatının yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiş; 28.11.2019 tarihli ıslah dilekçesiyle taleplerini 152.209,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı Halk Sigorta A.Ş. vekili; alacağın zamanaşımına uğradığını, tazminattan hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … Sigorta A.Ş. vekili; tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini de belirterek davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından; davanın kabulü ile 152.209,00 TL. sürekli işgücü kaybı tazminatının dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline dair verilen karara davalılar vekilleri tarafından yapılan itiraz üzerine, İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davalılar vekillerinin itirazının reddine karar verilmiş; karar, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine; özellikle, karara esas alınan maluliyet raporunun davalı … Sigorta A.Ş. vekili tarafından bildirilen e-mail adresine 14.11.2019 tarihinde gönderildiği dikkate alındığında, bu yöne ilişkin temyiz itirazının yerinde görülmemesine; davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyet oranını, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik ile ekindeki cetvellere uygun biçimde belirleyen 08.11.2019 tarihli uzman doktor heyeti raporunun karara esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemesine; davacı, eşi olan sürücünün idaresindeki araçta yolcu olduğu ve hatır taşıması şartları somut olayda oluşmadığından, tazminattan bu nedenle indirim yapılmayışının yerinde görülmesine; kazanın oluş biçimi ile davacıda oluşan maluliyetin niteliği dikkate alındığında, emniyet kemeri takılmaması ile zarar arasında illiyet bağı bulunmadığı açık olduğundan, indirim
yapılmayışında usulsüzlük bulunmamasına; UHH kararına karşı yapılan itiraz başvurusuna konu edilmeyen yönlere (davalı … Sigorta vekilinin tazminat temyizi için) ilişkin temyiz itirazlarının incelenemeyecek olmasına göre, davalılar vekillerinin diğer bütün temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacının hak kazanabileceği işgücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan ve karara esas kabul edilen 23.11.2019 tarihli aktüer raporunda; davacının aktif çalışma devresi olarak kabul edilen süre için AGİ bedeli dahil edilmiş asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığı görülmektedir. Asgari geçim indirimi bedeli, fiili çalışmanın karşılığı olan bir ödeme olup, fiilen çalışmayan kişiler için efor kaybı tazminatı hesaplanırken ücrete dahil edilmesi mümkün değildir. Bu itibarla; ev hanımı olan ve gelir getirici bir işte fiilen çalışmayan davacı için, işgücü kaybı (efor kaybı) tazminat hesabı yapılırken, tazminat hesabının yapıldığı tüm dönemlerde (aktif dönem olarak kabul edilen dönem için de) AGİ dahil edilmemiş asgari ücret üzerinden hesap yapılması gereklidir. Bu yönü gözetmeyen rapor hatalıdır.
Açıklanan nedenlerle; hükmün sadece davalı tarafça temyiz edildiği ve temyize konu karara esas alınan rapordaki hesaplamalar bakımından davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu için hesaplamanın 2019 verilerine (işlemiş/ işleyecek devre belirlemesinde bu yılın esas alınması) göre yapılması gerekeceği de dikkate alınarak, davacının aktif dönemi olarak kabul edilen dönem için de AGİ dahil edilmemiş net asgari ücret üzerinden tazminat hesabının yapılması (pasif dönem hesabının kök rapordaki gibi yapılması) için rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3-5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin 17/2. maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5’i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, fazla (nispi tam) vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; İHH kararının (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı Halk Sigorta A.Ş. yararına ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, her iki davalı yararına BOZULMASINA; dosyanın, hakem dosyasının saklanması kararını veren İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 20/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.