YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/21693
KARAR NO : 2023/1005
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : İHK-2021/16464
HÜKÜM/KARAR : Davalının İtirazının Reddine
SAYISI : K-2021/30070
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
… kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; 08.08.2017 tarihinde davalı … nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olan aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesine bağlı gerçekleşen tek taraflı trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını iddia ederek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 100,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini ıslah ile toplam 239.950,05 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; maluliyetin tespitine ilişkin maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, tazminata ilişkin hesaplamanın aktüer bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, genel şartlar uyarınca TRH 2010 yaşam tablosu ile 1.8 teknik faiz oranına göre hesaplama yapılması gerektiğini, kazaya karışan araçtaki yolcu sayısı dikate alındığında istiap haddinin aşıldığını, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesaplanan vekalet ücretinin beşte biri oranında hüküm kurulması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. … KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; başvurucunun geçirmiş olduğu trafik kazası nedeni ile malul kaldığı, davalı … şirketinin kazaya karışan aracın zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi uyarınca işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlenmesi nedeni ile sorumluluğunun bulunduğu gerekçesi ile başvuru sahibinin talebinin kabulü ile 239.950,05 TL’nin 10.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili; dosyada mübrez maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, maluliyet raporunun evrak üzerinden inceleme ile hazırlandığı, başvuranın güncel muayenesinin yapılmadığı, tazminat hesaplamasında Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca TRH 2010 Yaşam Tablosunun uygulanması gerektiği, başvuru sahibinin yolcu olarak bulunduğu minibüsün yolcu kapasitesinin 15 olmasına rağmen kaza sırasında 11 kişi ile istiap haddinin aşıldığı, bu nedenle hesaplanan tazminat tutarından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, davacı taraf lehine 1/5 oranında karşı vekalet ücreti takdir edilebileceği itirazlarında bulunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; uyuşmazlığa konu kaza tarihine göre maluliyet raporunda esas alınan yönetmelikte hata olmadığı, 1.8 teknik faizin uygulanmasına ilişkin yürütmeyi durdurma kararı uyarınca 1.8 teknik faiz uygulanamayacağı ve TRH 2010 Yaşam Tablosundaki yaşam sürelerinin daha uzun olması nedeni ile tazminat miktarı yükseleceğinden, aleyhe hüküm kurma yasağı uyarınca davalının bu itirazının reddi gerektiği, somut uyuşmazlıkta istiap haddinin aşılmasının kazanın gerçekleşmesine etki ettiğine dair bir delil bulunmaması nedeni ile kararda bu yönü ile de isabetsizlik bulunmadığı, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’ne göre tespit edilen vekalet ücretinde yanlışlık bulunmadığı gerekçeleri ile davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek … kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı … tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın yaptığı tek taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda; … tarafından hükme esas alınan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesinin Erişkinler için Engellilik Sağlık Kurulu başlıklı 22.06.2020 günlü raporunda davacının maluliyetinin %15 oranında olduğu tespit edilmiştir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre düzenlenmesi gereklidir. 08.08.2017 kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” hükümleri esas alınarak raporun hazırlanması gerekirken, hangi yönetmelik hükmünün esas alındığı belli olmayan raporun hükme esas alınması doğru olmamıştır.
O halde, İtiraz Hakem Heyetince, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalından kaza tarihi itibari ile yürürlükteki “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre usulüne uygun, denetime ve karar vermeye elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla yeni bir rapor alınıp hasıl olacak sonuca göre, temyiz eden davalının lehine usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun “tazminat belirlemesi” başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği belirtilmiş; “Tazminatın İndirilmesi” başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zarara razı olduğu veya kendisinin eylemi zararın doğmasına ya da zararın artmasına yardım ettiği ve zararı yapan kişinin durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, zarar ve ziyan tutarını indirebileceği veya zarar ve ziyanı hüküm altına almaktan vazgeçebileceği açıklanmıştır.
Yolcunun istiap haddi aşılarak seyahat etmesi sürüş ve trafik akışı kusurlarından olmayıp hakim tarafından tazminattan indirim sebebi olarak kabul edilecek hususlardandır. Dosyada bulunan kaza tespit tutanağının incelenmesinde, davacının yolculuk yaptığı aracın minibüs cinsinde olduğu ve 11 kişi ile istiap haddinin aşıldığının sabit olduğu anlaşılmakla, meydana gelen olayda istiap haddinin aşıldığının kabulü gerekmektedir.
Bu durumda, … tarafından davalının bu yöndeki itirazının kabul edilerek %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken, bu hususun gözetilmemiş olması doğru görülmemiştir.
4. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin (17) numaralı fıkrası ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 6. maddesi ile adı geçen Yönetmelik’in 16. maddesine eklenen 13. Fıkra uyarınca tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 17. maddesi (2) numaralı fıkrasına göre de Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir.
Açıklanan nedenlerle; …’nce davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16. maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13. maddesi ve AAÜT’nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan … kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine,
25.01.2023 tarihinde Başkan …’ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
2918 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesi uyarınca taşıma sınırı (istiap haddi/kapasite), bir aracın güvenle taşıyabileceği en çok yük ağırlığı veya yolcu sayısını göstermekte olup ikincil mevzuat ve eki cetveller ile aracın trafik tescil belgesinde; yolcu taşıma izni verilen araçlarda azami kaç koltuk bulunacağı, kaç yolcu taşınabileceği, ayakta veya aracın römorkunda yolcu taşınıp taşınamayacağı hususları belirlenmiştir.
Davacının yolcusu olduğu araç dolmuş olup seyir halinde iken viraj sonrası yoldan çıkarak yolun sağındaki uçuruma girerek takla atmıştır. Kaza tespit tutanağında kaza mahallinde yolun stabilize, minibüsün gidiş yönünde eğimli, keskin viraj mevcut olduğu, sürücünün keskin viraja hızlı girdiği, viraj sonrası yola tekrar girmek istemişse de aracın sağından dere yatağına yuvarlandığı, kaza yerindeki yolun statüsü ve şekli itibariyle sürücünün yavaş ve kontrollü seyretmesi gerektiği, sürücü 15 kişi kapasiteli minibüse 11 kişi fazla yolcu aldığından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun m. 65/1-a (kapasite üzerinde yolcu almak), aynı kanunun m. 52/1-b (aracın hızını yol, hava, trafik ve aracın teknik durumuna uydurmamak) kusurlarını ihlal ettiği belirtilmiştir. … tarafından istiap haddinin aşılmış olmasının kazanın gerçekleşmesine etki ettiğine dair herhangi bir bilgi ve bulguya rastlanılmadığı için davalının bu yöndeki itirazlarının reddine karar verilmiştir. İtiraz hakem heyetince olayın oluş şekline göre kazanın münhasıran istiap haddinin aşılmasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda alanında uzman bir bilirkişiden bilirkişi raporu alındıktan sonra sonucuna göre müterafik kusur durumunun değerlendirilmesi gerektiği şeklindeki değişik gerekçeyle kararın bozulması kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun (3) numaralı bentteki bozma gerekçesine katılmıyorum.