Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/21725 E. 2023/243 K. 11.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/21725
KARAR NO : 2023/243
KARAR TARİHİ : 11.01.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/371 D. İş, 2021/371 K.
SAYISI : İHK-2021/11717
HÜKÜM/KARAR : Davalının İtirazının Kabulüne-Davanın Reddine
SAYISI : K-2021/24325

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulü ile … kararının kaldırılarak başvurunun reddine karar verilmiştir.

… kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 09.08.2018 tarihinde davalı … nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (…) poliçesi ile sigortalı olan aracın davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile çarpışmasına bağlı gerçekleşen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını iddia ederek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini ıslah ile toplam 52.894,42 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya başvuru öncesinde ödeme yapıldığını, maluliyet raporunun yönetmeliğe aykırı düzenlendiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, kusur raporunun uzman bilirkişi tarafından düzenlenmesi gerektiği gerekçeleri ile davanın reddini istemiştir.

III. … KARARI
…’nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; meydana gelen trafik kazası nedeni ile başvuru sahibinin kalıcı maluliyeti oluştuğundan başvurunun kabulü ile 38.836,85 TL bakiye sürekli iş göremezlik, 11.687,46 TL geçici iş göremezlik ve 2.370,12 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 52.894,42 TL tazminatın 18.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı … şirketinden tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
…’nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacıya başvuru öncesinde ödeme yapıldığını, tüm sorumluluklarını yerine getirdiklerini, bilirkişi raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre yapılan hesaplamada müvekkili şirket tarafından yapılan ödemeden daha düşük tazminat hesaplandığını, PMF tablosuna göre hesaplanan tutarın hükme esas alınmasını kabul etmediklerini, TRH 2010 Yaşam Tablosu üzerinden yapılan hesaplamanın dikkate alınması gerektiğini, tedavi masrafları ve geçici bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, sorumluluğun SGK’ya ait olduğunu ve vekalet ücretinin beşte bir oranında olması gerektiği gerekçeleri ile kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faize göre hesaplama yapılan bilirkişi raporunun hükme esas alınması gerektiğini, bu doğrultuda ortaya çıkan tazminat miktarı ile başvuru öncesi yapılan ödeme dikkate alındığında yapılan ödemenin yetersizliğinden bahsedilemeyeceğinden yapılan ödemenin tazminatı karşıladığı kabulü ile davalının itirazının kabulüne, … kararının kaldırılarak davanın esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
…’nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, Yargıtay Kararları gereği TRH 2010 Yaşam Tablosu ile progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğini, bu yöntem kullandığında yapılan ödemenin açıkça yetersiz olduğunun anlaşılacağını, başvurunun esastan reddine ilişkin kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğundan kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı … tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 86, 88, 89, 90 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Trafik kazasında bedensel zarara uğrayan ve buna dayalı olarak işgücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmalarıyla “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir.

Diğer yandan; Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarih-2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK’nun 90. maddesindeki “bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir” bölümündeki “bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni … Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü uygulaması anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, %1,8 teknik faiz uygulanmadan ve Yargıtay uygulamaları ile kabul edilen progresif rant yöntemi kullanılarak yapılması gereklidir.

Somut olayda; davacının hak kazanabileceği işgücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan ve … tarafından da karara esas kabul edilen aktüer raporunda; TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre ve % 1,8 teknik faiz uygulanarak, işleyecek devre bakımından “devre başı ödemeli belirli süreli rant” yöntemi kullanılarak tazminat hesabı yapıldığı; … tarafından, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz esasıyla hesap yapılan sürekli işgücü kaybı tazminatı dikkate alınarak yapılan ödeme de değerlendirilmek sureti ile karar verildiği görülmektedir. Dairemizin içtihatları gereği, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılması yerinde olmakla birlikte % 1,8 teknik faiz ve işleyecek devre bakımından “devre başı ödemeli belirli süreli rant” yöntemi kullanılması doğru olmamıştır. Ancak davacı tarafın PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile hesaplama yapılmasını talep ettiği anlaşılmakla, davacı için, PMF 1931 Yaşam Tablosu’na göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi, % 1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından “progresif rant” formülü kullanılan tazminat hesaplamasının dikkate alınması gerekmekte olup, davacı tarafa yapılan ödemenin KTK 111 inci madde kapsamında değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR
1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2- Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeple davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan … kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

Dosyanın, mahkemesine gönderilmesine,11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.