Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/21930 E. 2021/8275 K. 04.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/21930
KARAR NO : 2021/8275
KARAR TARİHİ : 04.11.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın açılmamış sayılmasına dair verilen 18/05/2021 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davacının idaresindeki motorsikletle, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu araca çarpması sonucu gerçekleşen kazada davacının ağır biçimde yaralandığını, birçok kez ameliyat olmasına rağmen kalıcı maluliyete uğrama riskinin bulunduğunu, işini yapamaz hale gelen davacının kazanç kaybına uğradığı gibi işgücünde azalma olduğunu, tedavi masraflarını davacının karşıladığını ve uğradığı ağır cismani zarar nedeniyle manevi açıdan da zarar gördüğünü belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve davalı … sadece maddi tazminattan sorumlu olmak kaydıyla 6.250,00 TL. maddi ve 50.000,00 TL. manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş; 09.04.2014 tarihli ıslah dilekçesiyle, maddi tazminat taleplerini 81.333,43 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı … vekili, poliçe limitiyle sınırlı biçimde ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında zarardan sorumlu olduklarını, davacının tedavi giderleri Sağlık Bakanlığı tarafından ödendiğinden talebin yersiz olduğunu, davadan önce temerrüde düşürülmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalılar …Petrol Ltd. Şti. ve … vekili, davaya konu kazanın davacının asli kusuruyla gerçekleştiğini, tedavi giderlerinden SGK’nın sorumlu olduğunu, istenen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava üç ay içinde yenilenmediğinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen temyiz itirazları reddedilmelidir.

2- Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
AAÜT’nin 3/II. maddesi, “Müteselsilen sorumlu olanlar aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise, her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur” hükmünü içermektedir. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 3. maddesinde birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddedilmesi halinde, red sebebi ortak olan davalılar lehine tek bir avukatlık ücretine hükmolunacağı öngörülmüştür.
Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ve davada vekille temsil edilen davalılar lehine ayrı ayrı maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir. Davanın aynı hukuki sebeple reddedildiği gözetilerek, kendisini vekil ile temsil eden davalılar yararına tek vekalet ücreti verilmesi gerekirken ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri doğru görülmemiş ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle temyiz olunan kararın vekalet ücretini düzenleyen 5., 6. ve 7. bendinin hükümden çıkarılmasına; yerine “4.080,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine” cümlesinin yazılmasına, kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 04/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.