Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/21986 E. 2023/1608 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/21986
KARAR NO : 2023/1608
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/574 D.iş 2021/519 K.
SAYISI : 2021/İHK-18661
HÜKÜM/KARAR : Davalının itirazının kısmen kabulü ile karar kaldırılarak yeniden
esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü
SAYISI : K-2021/61433

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulü ile karar kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

… kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 26.10.2019 tarihinde davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (…) Poliçesi ile sigortalı olan aracın, davacının yolcu konumunda olduğu araçla karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu müvekkilinin yaralanarak %10 oranında malul kadığını, 300 gün geçici iş göremezliği ve 150 gün bakıcı ihtiyacı oluştuğunu, kaza tespit tutanağına göre karşı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, davalıya yapılan başvuru üzerine sürekli iş göremezlik talebine ilişkin cevap verilmediğini, diğer talepler yönünden ise ret cevabı verildiğini belirterek açılan belirsiz alacak davasında en az %10 maluliyet oranı üzerinden 4.800,00 TL sürekli iş göremezlik ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın davalıya ilk başvuru tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; karara göre 21.04.2021 tarihli dilekçesi ile talebini toplam 186.251,09 TL’ye ıslah etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyetin kaza ile illiyet bağı bulunmadığını, sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu kabul edilmesini talep ettiklerini, 18 yaşından küçük olan davacının geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri taleplerinin reddi gerektiğini, davacının yolcu olduğu araçta istiap haddinin aşılması ve emniyet kemeri takılmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini, avans faizi talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. … KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının sunduğu maluliyet raporunun hükme esas alındığı, 18 yaşından küçük olan davacının geçici iş göremezlik talebinin reddi gerektiği, kaza tespit tutanağında emniyet kemeri hususunun belirsiz olduğu, yolculardan üçünün çocuk olması, araç içerisinde ağırlık ve hacim itibariyle aracın dengesini bozacak bir yoğunluk bulunmaması nedeniyle istiap haddinin aşılmadığı ve bu yönde müterafik kusur indirimi yapılmadığı gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile 175.889,97 TL sürekli iş göremezlik ve 10.261,12 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 186.151,09 TL maddi tazminatın 22.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, kazadan 9 ay sonra düzenlendiğini, alt ekstremiteye ilişkin arazların sekel olarak kabulü için 12 ay sabit kalması gerektiğini, geçici bakıcı giderinden sorumlu olunmadığını, istiap haddinin aşılması ve emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesaplamanın 1.8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin 1.8 teknik faiz esasına göre hesaplama yapılmasına yönelik itirazının kabul edildiği, buna ilişkin alınan 11.07.2021 tarihli hesap raporunun hükme esas alınmasına karar verildiği, diğer itirazların yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davalının itirazının kısmen kabulü ile … kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle başvurunun kısmen kabulü ile 99.501,17 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 8.090,77 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 107.591,94 TL maddi tazminatın 22.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; … kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda bildirdiği sebepler ile … kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı … tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın davacının yolcu konumunda olduğu araçla karıştığı 26.10.2019 tarihli çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 54 ve 52 nci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (2918 sayılı Kanun) 3, 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun (5684 sayılı Kanun) 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davalının itirazı doğrultusunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1.8 teknik faiz esasıyla tazminat hesaplama ilkesi … tarafından kabul edildiğinden bu yöne ilişkin davalı temyizinde hukuki yarar bulunmamasına göre davalı vekilinin hesap yöntemine ilişkin temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.

2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre sağlık kurulu raporu alınmalıdır.

Davaya konu kazanın meydana geldiği 26.10.2019 tarihinde Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre ilgili cetvelde özür oranları olmadığından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik’in ekinde yer alan “Engel Oranları Cetveli”nin “alt ekstremiteye ait sorunlarda engellilik oranları” başlıklı 3 üncü maddesinde, “…. engellilik hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi engelinin zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı engellilik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt Ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır.” düzenlemesine yer verilmiştir.

Somut olayda; yaralanma alt ekstremiteye ilişkin olup kazanın meydana geldiği 26.10.2019 tarihi ile hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun düzenlendiği 21.07.2020 tarihi arasında bir yıllık süre geçmemiş, raporda iyileşme süresi 300 gün olarak belirtilmesine karşın rapor kazadan sonra 9 uncu ayda düzenlenmiştir. Dosya kapsamında bulunan 06.07.2020 tarihli Kütahya Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 06.07.2020 tarihli raporunda da davacının femur kırığına bağlı yaralanmasının duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesine neden olup olmadığının tespiti açısından tedavisi tamamlanmak koşuluyla kati raporun düzenlenebileceğine işaret edilmiştir. Bu nedenle hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmeden alınan rapora itibar edilerek karar verilmesi doğru değildir.

Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alınarak davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Özür Oranları Cetveli’ne göre yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

3. 6098 sayılı Kanun’un 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağılaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.

2918 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesi uyarınca taşıma sınırı (istiap haddi/kapasite), bir aracın güvenle taşıyabileceği en çok yük ağırlığı veya yolcu sayısını göstermekte olup ikincil mevzuat ve eki cetveller ile aracın trafik tescil belgesinde; yolcu taşıma izni verilen araçlarda azami kaç koltuk bulunacağı, kaç yolcu taşınabileceği, ayakta veya aracın römorkunda yolcu taşınıp taşınamayacağı hususları belirlenmiştir.

Davacının, yolcu taşıma kapasitesi aşılan araçta seyahat etmek suretiyle zararın artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair savunması İtiraz Hakem Heyetince kabul edilmemiştir.

Somut olayda; davacının yolcu konumunda olduğu aracın azami yolcu kapasitesi sürücü dahil 5 kişi olmasına rağmen araçta sürücü dahil 7 kişi bulunduğu, istiap haddinin 2 yolcu ile aşıldığı hususu trafik kazası tespit tutanağı ile sabittir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan 17.04.2021 tarihli kusur raporunda da, davacının yolcu olduğu araçta istiap haddinin 2 yolcu ile aşıldığı, istiap haddi aşımının fren mesafesini olumsuz yönde etkilediği belirtilmiştir.
Buna göre; davacının yolcu taşıma kapasitesi aşılan araçta seyahat etmesi nedeniyle zararın armasında katkısının bulunduğu gözetilerek 6098 sayılı Kanun’un 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

4. 5684 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16 ncı maddesinin (13) numaralı fıkrası ve AAÜT’nin 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.

Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.

5. Bozma sebebine göre ve dosya içerisinde ve UYAP ortamında bulunmayan davacı vekilinin 21.04.2021 tarihli ıslah dilekçesi, harç makbuzu, davalı vekilinin kusur ve hesap raporuna karşı 21.04.2021 tarihli e-mail ekinde gönderdiği anlaşılan itiraz dilekçesinin İtiraz Hakem Heyetince dosya kapsamına alınması gerekli olup, davalı vekilinin geçici bakıcı giderine ilişkin temyiz itirazının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

VI. KARAR

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin hesap yöntemine ilişkin temyiz itirazının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan … kararının BOZULMASINA,

3. Değerlendirme bölümünün (5) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.