YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/22188
KARAR NO : 2021/11404
KARAR TARİHİ : 29.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda asıl davanın kabulüne birleşen davanın usulden reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 28/05/2019 gün ve 2016/15352 Esas 2019/6859 Karar sayılı ilamında “Somut olayda, davacı desteği, davalı trafik sigortacısının sorumlu olduğu araçta değil diğer araç içerisinde yolcu olarak bulunmaktadır.Bu nedenle, mahkemece desteğin taşınması ile ilgisi bulunmayan davalı lehine hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğine dair yapılan yanılgılı değerlendirme doğru görülmediği, kabule göre de; mahkeme tarafından hatır taşıması indirimi yapılabilmesi için davalı tarafça hatır taşıması savunması yapılmadığı, hakim tarafından re’sen nazara alınamayacağı,
” gerekçesiyle hükmün davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonrasında asıl dava yönünden; davanın kabulü ile, 70.540,66 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 19/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen 2021/12 Esas sayılı dosya yönünden; davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı taraf dava dilekçesinde cismani zarar nedeniyle 50.000,00 TL maddi tazminat isteminde bulunmuş, ıslah dilekçesiyle talebini fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak 70.540,66 TL’ye artırmış, bozma ilamından sonra açılan ek dava ile de 149.191,58 TL tazminat talep etmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; asıl dava yönünden 70.540,66 TL tazminata hükmedilmiş, birleşen davada ise zorunlu arabuluculuğa başvurulmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Bozma ilamından sonra yapılan yargılamada dosya kapsamında üç hesap raporu alınmış, mahkemece karar gerekçesinde; asıl raporda 61.728,78 TL hesaplandığı, 16/01/2020 tarihli raporda 126.283,44 TL tazminat hesaplandığı, 22/06/2020 tarihli raporda ise 219.732,24 TL tazminat hesaplandığı şeklinde kronolojik olarak ifade edilmiş, sonuç kısmında ise maddi tazminat hesabı yönünden yapılan hesaplamanın hüküm kurmaya elverişli, usul ve yasaya uygun olduğu ifade edilmişse de, hüküm kurmaya elverişli olan raporun hangi rapor olduğunun
gerekçede açıklanmadığından, hangi raporun hükme esas alındığı mahkeme gerekçesinden anlaşılmadığından ortada denetlenebilir bir hüküm bulunmadığından yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, Dairemiz bozma ilamı kapsamının da sadece hatır indirimi yapılmaması gerektiğine yönelik olduğu da değerlendirilerek denetlenebilir bir hüküm verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün re’sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 29/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.