YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/22362
KARAR NO : 2021/6524
KARAR TARİHİ : 11.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; davalı …’ın 30/09/2008 ve 30/10/2008 tarihli iki adet senet nedeniyle borçlu olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine hakkında İstanbul 2.İcra Müdürlüğü’nün 2011/16003 sayılı dosyasından takip yapıldığını, ancak borçlunun adına kayıtlı İstanbul İli, Bağcılar İlçesi, 200 Ada, 7 Parselde kayıtlı taşınmazını 15/09/2011 tarihinde davalı eşi Derya Mercanoğlu’na alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla devrettiğini belirterek bu tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre; davalı … ile ilgili çıkarılan davetiyelerin tebliğ edilemediği, bu kez bildirilen Rusya Karaçay Çerkez adresine TK.25A maddesi gereğince tebligat çıkarıldığı, ancak tebligatın yapılamadan 27/03/2014 tarihinde iade edildiği, tebligatın yapılamaması durumu davacı vekiline bildirilerek davalı … Yalçın ile ilgili yurt dışı tebligatının yapılamadığını, tebligat noksanlığının giderilmesi için HMK.119. maddesine göre tebligat çıkarıldığı, bu tebligatın 23/07/2014 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ancak davacı vekili bu davalıyla ilgili yeni adres bildirmediği gibi yurt dışı tebligatının masraflarını da ödemediğinden bu davalıyla ilgili dava ana dosyadan tefrik edilerek yukarıdaki esasa kaydının yapıldığı, buna göre davacı işbu dosyanın davalısı … yönünden yurtdışı tebligatına ilişkin adres ve masrafları tebligata rağmen süresinde ödemediğinden bu davalı yönünden açılan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırılabilmesi, öncelikle tarafların yargılamadan haberdar edilmeleri ile mümkündür. Kişinin, hangi yargı merciinde hakkında bir davanın bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilebilmesi, usulüne uygun olarak tebligat yapılması ile sağlanabilir.
Tebligatın nasıl ve kimlere yapılacağı, adresi meçhul olanlara nasıl tebligat yapılacağı, adres araştırması ve tespiti yöntemi 7201 Sayılı Tebligat Kanununda gösterilmiş, 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 48 ve devamı maddelerinde de adres bilgilerinin tutulması, güncellenmesi ve kullanılması ile ilgili hükümler öngörülmüştür.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 119. maddesinde dava dilekçesinde bulunması gereken hususlar sayılmıştır. Anılan maddenin ikinci fıkrasında ise, dava dilekçesinde bulunması gereken bu unsurlardan mahkemenin adı, dava konusu ve değeri, vakıalar, deliller ve hukuki sebepler dışında kalanlardan herhangi birinin eksik bırakılmış, yazılmamış olması durumunda hakimin davacıya eksikliğin tamamlanması için bir haftalık kesin süre vermesi gerektiği belirtilmiştir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması halinde dava açılmamış sayılır. (HMK.md.119/2)
Davacı vekili tarafından mahkemeye verilen dava dilekçesinde, davalı …’ın ad-soyad ve adresinin gösterilmiş olduğu, belirtilen adrese çıkartılan tebligatın tebliğ edilemeden iade edildiği, bunun üzerine mahkemece adres araştırması yapıldığı ve tespit edilen adreslere yapılan tebligat da davalı …’in adreste tanınmadığından iade geldiği, merniste Rusya’da bir adresin kayıtlı olduğu, bu adrese yapılan tebligatta da; gösterilen adreste kişinin bulunmadığı gerekçesiyle iade geldiği, bunun üzerine mahkemece ilanen tebligat yapılması gerekirken, davacı vekiline ihtar düzenlediği ve ihtarda; davalı …’in yurtdışı adresine yapılan tebligat bila ikmal döndüğünden bu davalıyla ilgili tebligat noksanlığını işbu tebligatın tebliğinden itibaren bir haftalık süre içerisinde tamamlamaları gerektiği, aksi takdirde davanın bu davalı yönünden HMK nın 119/1 b maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verileceğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar mahkemece, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 119. maddesinde belirtilen dava dilekçesinde bulunması, bulunmaması halinde tamamlanması zorunlu unsurlardan olan davalının açık adresinin bildirilmemiş olduğu gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, anılan Kanunun 119. maddesinde belirtilen husus, dava dilekçesinde davalı tarafın adresinin hiç yazılmamış, bildirilmemiş olması durumunda davacı tarafa verilecek bir haftalık kesin süre içinde bu eksikliğin tamamlanmasının istenmesi, tamamlanmaması halinde uygulanacak yaptırımın karşı tarafa ihtar edilmesidir. Aksine düşünce, gerek Tebligat Kanununun tebligata ilişkin ilgili hükümlerini (Teb.K. Md 21- 25-28) gerekse Tebligat Kanununun Uygulanmasına dair Yönetmeliğin ilanen tebliğ ile ilgili 48 ve devamı maddelerini işlevsiz hale getirecektir.
Bu itibarla, davacı tarafın dava dilekçesinde davalının adresini göstermiş olması, bu nedenle dava dilekçesinde bulunması zorunlu unsurun dilekçede belirtilmiş olduğu göz önüne alınarak davalının tebligata yarar açık adresinin mahkemece araştırılması sonucu tespit edilen adreslere yapılan tebligatın da iade geldiği anlaşıldığından, artık ilanen tebliğ hususunun düşünülmesi ve sonucu dairesinde hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Kabule göre ise, İİK’nun 282/1. maddesine göre tasarrufun iptali davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan şahıslar aleyhine açılır. Dolayısı ile borçlu ile üçüncü kişi arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunduğundan, borçlu hakkındaki işbu davanın tefriki ile davanın açılamamış sayılmasına karar verilmesi de isabetsiz olup, dosyaların yeniden birleştirilmesi gereklidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 11/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.